Yağmurda sürüş gerçekten apayrı bir konu. Motor üzerindeki tüm şartların aleyhimize değiştiği bir durum. Ancak bunları dikkat, daha fazla konsantrasyon ve hakimiyet ile leyhimize çevirmek mümkün. En önemli nokta ise sağ elimizin altında duruyor.
Son dönem üretilen ve bindiğimiz motorlarımız tork ve beygir güçleri oldukça yüksek. Bu nedenle yağmurda lastiklerimiz ne kadar iyi olursa olsun yol tutuşları kuru havaya göre %10 - %50 arasında yol tutuşlarında problem yaşıyor. Hele helede yeni yağan yağmur ile karşı karşıyaysak durumun yüzdesi direk %50'den başlıyor.
Motorun üzerinde sakin durmak, devamlı sırıtmak ve kendimizi kuru tutmak en önemli diğer konu. Kuru tutamıyor ve ıslanıyorsanız ve bu durumuda özellikle soğuk bir havada yaşıyorsanız lütfen devam etmeyin. Zira ıslaklık ve rüzgar birleşince üşümeler hatta düşük dereceleri donamalara kadar yolu var. Bunun sonuçlarını ifade etmek bile istemiyorum. Unutmayalım ki motor üzerinde 100 Km sratle giderken hissettiğini hava sıcaklığı tam 10 derece düşüyor. Kısaca toparlayacak olursak; Halim Abi'nin çok net ve 12'den vuran uyarıları üzerine;
- mecbur kalmadıkça yağmurda yol almayın
- mecbur kaldıysanız yada her hava koşulunda yol almayı seviyorsanız;
- önce lastiklerinize
- sonra ıslanmamaya
- sonrada sağ elinize dikkat edin.
sonrası tam bir paranoyak sürüş formatına dönmeli. Yağmur su birikintilerini saklar. Viraj çizgilerimiz özellikle sola dönen virajlarda suyla dolu olacaktır. Güvenliğiniz için süratiniz ve viraj çizginizi yeniden düzenleyin. Logar kapakları, mazgallar, köprü ekleri ve asfalt yamaları birer buz kütlesi gibi efekt verecektir.
Frenlemeniz ne kadar iyi olursa olsun lastiğinizin tutuş kaybı yüzünden uzayacaktır.
Tüm normal sürüş konsantrasyonunuz üzerine birde 22 saniyede bir vizör silme işlemini eklemeyi unutmayın

Sağlıklı ve uzun kilometreli sürüşler...