Çok bilinen bir şehir efsanesine göre kahve içilmesiyle yorgunluğun ve uykusuzluğun bütün negatif etkileri ortadan kaldırılmakta ve tekrar eski zinde halimizi kazanmaktayız. Özellikle öğrencilik yıllarında sınav önceleri sabahlamak amacıyla bolca tükettiğimiz kahve-çay ve neticesinde sigara tüketimi ile girdiğimiz sınavların pek de başarılı olduğunu söylemek oldukça zor. Şimdi büyüdük motorcu olduk. Kahve hakkında bildiklerimiz hala geçerli mi yoksa biz yanlış bilgilere mi sahibiz
Kafein bağımlılık yapan bir uyuşturucudur. Kokain veya eroin gibi etkileri olduğu söylenemez ama onlarla hemen hemen aynı mecraları kullanarak beyni uyarır.
Basitçe açıklamak gerekirse, kafein, metabolizmayı yavaşlatarak uyku faaliyetini düzenleyen ve özellikle derin uyku için çok önemli olan adenosine hormonunun üretilmesini engeller. Bunun yanısıra, diğer uyuşturucular gibi kafein de vücutta dopomine seviyesini yükseltir. Dopamine, zevk merkezini aktive eden bir hormondur. Bu da kafeinin bağımlılık yaratmasının arkasındaki nedenlerden biridir.
Adenosine seviyesindeki azalma dolayısıyla vücutta adrenalin üretilmeye başlanır.
Adrenalin kendimizi tetikte hissetmemize neden olan hormondur. Başka bir deyişle stres hormonudur. Adrenalin salgılanımı sonucunda gözbebekleri genişler, nefes borusu açılır, kalp atışı hızlanır, kan basıncı artar, karaciğer ekstra enerji için kan dolaşımına şeker salgılar, kaslar gerilir ve harekete hazır olurlar.
İçeriğinde kafein bulunanan yiyecek ve içecekler:
Kahve çekirdekleri, çay yaprakları ve kakao da dahil olmak üzere, kafein bir çok bitkinin içinde mevcuttur. Aynı zamanda bir çok gıda ürününde de yapay olarak bulunmaktadır.
Tipik bir filtre kahve için, yaklaşık 170 gramlık fincanda 100mg kafein vardır.
Yine demlenmiş bir çay için, yaklaşık 170 gramlık fincanda 70 mg kafein vardır.
Kolalı içeceklerde, örneğin teneke kutu kolada 50mg kafein yer alır.
Bildiğimiz sütlü çikolataların yaklaşık 30 gramında 6mg kafein vardır.
Yukarıdaki veriler göz önüne alındığında, yetişkinlerin yarısının günde 300 mg'den fazla kafein tükettiği anlaşılır. Bu noktaya gelmek için gün içinde bir veya iki fincan kahve ve iki kutu kola tüketmek yeterlidir. Bir gün içinde tükettiğiniz kafein miktarını hesaplarsanız şaşırabilirsiniz.
Aşırı dozda kafein tüketimi (genellikle 250mg aşımı) durumunda aşağıdaki belirtilerden en az beş tanesi gerçekleşir:
Acelecilik
Sinirlilik
Heyecan
Uykusuzluk
Kızarmış bir yüz
Mide ve bağırsak rahatsızlıkları
Kas seğirmeleri
Konuşma ve düşünmede düzensiz akışlar
Taşikardi ya da kalpte ritm bozukluğu
Kafeinin uzun dönemde sebep olduğu en önemli problem ise uyku bozukluklarıdır Kafeinin vücuttaki yarı ömrü yaklaşık 6 saattir. Yani, öğlen saat 3 civarında büyük bir fincan kahve (yaklaşık 100 mg.) içildiğinde, akşam saat 9'da bu kafeinin 50 mg'ı halen vücutta bulunacaktır. Bu durumda uyunabilse de, derin uykuya geçmek zorlaşır. Dolayısıyla sabah uyandığımızda kendimizi tam olarak dinlenmiş ve güne hazır hissedemeyiz; ve bilin bakalım, ne yaparız? Bir fincan kahve. Bu döngü bu şekilde devam eder. Bütün bu bilgilerin ışığında motosiklet sürüşü sırasında vücudun normalden daha fazla yorulduğu ve sonuçta yorgun vücudun normalden farklı davranışlar göstermesine birde kafein gibi uyarıcıların etkilerini karıştırmak ciddi ve onarılmaz hatalara yol açacağını söylemek mümkündür. Unutmayalım ki yorgunluğun tedavisi dinlenmek ve uykusuzluğun tedavisi uyumaktır.
Hepinize sağlıklı, hayırlı, kazasız, belasız ve başkalarına örnek olacak sürüşler dilerim