Gönderen Konu: Motosiklet Teorisi (Donald Duck/Reşat Arbaş)  (Okunma sayısı 331 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı kenan

  • Üye
  • *
  • İleti: 1204
  • Cinsiyet: Bay
  • kafanıza kasktan başka birşey takmayın :))
Motosiklet Teorisi (Donald Duck/Reşat Arbaş)
« : Aralık 26, 2006, 01:06:21 »
Uzun suredir motosiklete yeni baslayan, baslayacak olanlardan gelen sorular ve bu konudaki kapsamli bilgiye ulasimin son derece kisitli olmasi beni dusunduruyor, uzuyordu. Sonunda bu konuya el atmaya kara verdim ve "Motosiklete Giris" baslikli bir yazi dosenmeye karar verdim. Begenmeniz ve ise yaramasi umuduyla...

Yeni motorculara…Bir suredir “Motosiklet Teorisi” adi altinda derledigim bir yazi dizisi surdurdugumu biliyorsunuz. Bu dizinin amaci yeni baslayanlari bu dunyanin teorisi, felsefesi, ve boyutlariyla tanistirmak oldugu gibi tecrubeli, bilgili motosiklet suruculerini de pratik dunyanin disindaki evrene tasimakti. Biliyorsunuz dizi suruyor, karsilikli yazismalar ve bilgi alis verisi ile dahada zenginlesip serpiliyor…ancak bu arada motorla yeni tanisanlar, heveslenenler, hic motora binmemis ve bu maceraya atilmak isteyenler de var aramizda. Sayilari azimsanmayacak boyutta ve aslinda Teori yazilarina oldukca da ilgi gosteriyorlar.

Dolayisi ile yeni bir konuya girmem gerekiyor, ki oldukca cetrefilli, “Motosiklete Giris” diyorum buna. Burada bu ise nasil baslamak lazim, neler yapilmali, antreman teknikleri konularina sadece kisaca deginecegim ve yeni baslayanlarin ozellikle “Motosiklet Teorisi”nin yayinlanmis butun bolumlerini okumalarini, anlamalarini, anlasilmayan seyleri sormalarini, ve devamini takip etmelerini isteyecegim.

Nasil baslanir? Motosiklet bir gun ansizin insanin kanina giriverir ve kendinizi gelip gecen motorlara bakarken, dergilerde resimlerini karistirirken, TV de yarislarini izlerken bulursunuz…bu sihirli ani hic bir zaman hatirlayamazsiniz, hatirladiginiz anda daha eski bir ani canlanacaktir zihninizde motosiklet aski ile ilgili.

Bu aska malup dustunuz ve artik bir motosiklete atlayip kanatsiz bir ucusa gecme, yuvadan, kafesten cikma arzusu ile yanip tutusuyorsaniz pek iflah etme sansiniz yoktur. Illaki bu dunyaya duseceksiniz. Bizlerde elinizden tutmaya calisacagiz dilimiz dondukce. “Biz” diyorum cunku yeni motorcularin elinden tutmak tum motosiklet camiasina dusen bir gorev.

Once bazi kavramlar ustunde duracagim, ki birincisi bunun bir “Spor” oldugudur. Yani hic bilmeden sahaya cikip tenis, beyzbol oynayabilirmisiniz? Kurallarini incelemeden, felsefesini bilmeden Yagli gures, Aikido, yada Judo minderine cikabilirmisiniz? Tabii ki hayir. Bu sporun en egzantrik tarafi bir sahasi, minderi olmayisi ve olayin spor bilinciyle uzaktan yakindan ilgisi olmayan diger insanlar arasinda gecmesidir ki biz bu ortama “trafik” diyoruz.

Ikincisi ogrenme egrisinin gosterdigi dalgalanmalardir. Baslangicta cok zor gibi gelir, sonra cok kolaylasiverir birden, sonra zorlasir ve boyle bir zikzak gider ta ki duz bir cizgiye ulasana kadar. Ve hic bitmez. Bugun en usta suruculer bile hala bir taraftan motosiklet kullanmasini ogreniyor, hic supheniz olmasin. Ve bu sizi korkutmasin, bu sporun en guzel tarafidir.

Ucuncusu, motosiklet surusunun bir “mucadele” olusudur. Fizik kurallariyla, kendi vucut ve zihninizin sinirlariyla, ogrenme ve motor kaabiliyetinizle(*), makineyle, tum anlamiyla cevre ile ve doga kosullariyla mucadele.

(*) “Motor kaabiliyeti” insan psikolojisi ve tip ta kullanilan bir tabir. Sahip oldugunuz bilgiyi mekanik bir duzenege uygulayabilme yeteneginizdir. Paten, Ucak, Bisiklet, Kayak, Otomobil vb. Araclari kullanabilmek icin bu “ham” yetenege sahip olmaniz ve usanmadan tekrarlayip gelistirmeniz gerekir.

Dorduncusu ise “genc” ve fiziksel-mental olarak tam saglikli olmaniz gerekliligidir. Genclik goreli bir kavram dogal olarak, ben 25 yasinda ihtiyarlar ve 75 yasinda gencler taniyorum. Motosiklete baslamak icin asgari yas siniri diye bir sey yoktur.


Baslamadan once gerekli olan seylere gelelim.

Bisiklete binmesini bilmeniz gerekiyor…Otomobil kullanmasini da bilmeniz gerekiyor. Bu yanlizca benim kanaatim degil tabii, ABD de ve batili bir cok ulkede ciddi motosiklet okullarinin hicbirine bisiklete binmeyi bilmeyeni ve otomobil ehliyeti olmayani almazlar.

Bisiklet motosikletin anasi, otomobil de babasidir. Ailesi ile iyi bir dostluk kurmadan kizlari (yada ogullari) ile nisanlanmayi aklinizdan bile gecirmeyin.

Bununla birlikte sunu da bilin ki motosiklet “motorlu bisiklet” degil “iki tekerlekli otomobil” dir. Yani bisiklet VE otomobil kullanmasini bilmek bu seytan icadini kullanabilmeniz icin yeterli degildir, tamamen yeni bir dunya ile karsi karsiyasiniz.

O zaman sira geldi bir motosiklet secmeye…

“Motosiklet Teorisi” dizisini okumakta iseniz, bu isin mekanigi hakkinda epey bilgi sahibi olmussunuzdur. Motosiklet, kendi basina ayakta duramayan, eksik bir makinedir. Onun tamamlayici parcasi sizsiniz. Ikiniz ortak tek bir makine olusturursunuz. Otomobil tecrubesinden tamamen farklidir. Otomobildeki sesini bile duymadiginiz, cok merakli degilseniz nerede nasil calistigindan haberiniz olmayan makine burada bacaklarinizin arasindadir. Ici agzina kadar benzin dolu bir tank dizleriniz arasinda, on tekerlege bagli tamamen ortada bir mekanizma ellerinizdedir. Bir yandan vites degistirmek, arka ve on freni zamaninda ve uygun basincta kullanmak, bir yandan da maalesef dumduz ufuktan ufka uzanan yollar henuz insa edilmedigi icin saga sola donmek zorundasiniz.

Iste mucadele daha burada, mental duzeyde baslar. Daha baska mucadeleye ihtiyaciniz varmi? Cevabiniz “evet” ise hemen gidip 250cc ustunde kocaman gosterisli bir motor secin...hele “olume meydan okuma” gibi bir merakiniz varda pahali bir intihar planliyorsaniz 600cc den baslayan “super sport” bir motosiklet sizin icin bicilmis kaftandir.

Bunlari sizi urkutmek icn ozellikle yaziyorum, su katilmadik gercekler.

Ilk sececegimiz motosiklet herseyden once hafif olmalidir, kivrak olmalidir.

Boyu posu size uygun olmalidir. Bunlari nasil anlayabiliriz; soyle. Motora oturun,

Hop bir dakka bir dakka…motora nasil oturulacagini anlatmadimki, degilmi? Anlatayim...

Motor yan destekte olmalidir…orta destekte ise, bilen birine soyleyin indirsin. Motorun sol yanina yanasin, uzanip elciklerden tutun ve sag elcikteki levyeyi (on fren) dort parmaginizla sIkIn. Simdi dikkat, ozellikle motor biraz yuksekse motora sag bacak atilarak Malkacoglu gibi binilmez. Seleyi varsa yan cantalari, arka stop lambasini filan cizebilir, hatta kirabilirsiniz. Soyleki, sag ayaginizin topugu kiciniza degecek gibi dizinizi bukun. Simdi “Dizinizle” binin. Ayaklarinizi yere basin, motor duz bir yerde tabii ve freni birakin..istediginiz kadar siritabilirsiniz.

Bindiniz…her iki ayaginizin tabani yere tam basiyormu? Basmiyorsa aynen inin…Basiyorsa iyi…(simdi motorun vitesi bosta olsun-tabii ki motor calismiyor) ayaklarinizin topugunu yerden kaldirmadan dizlerinizi acarak (yerden guc alip dizlerle iterek) motoru yavasca geriye itin. Bacaklariniz dumduz ileri uzanmis, ayak topuklariniz yerde olsun. Simdi yine dizlerinizi kirarak motoru one cekip baslangic pozisyonuna gelin. Bu hareketi dort bes defa tekrarlayin…kollarinizdan guc almadan, ikinip sIkilmadan rahatca yapabiliyorsaniz mesele yok. Boyu size uygun ve yeterince hafif demektir. Birden fazla motor varsa hepsinde deneyin, hengisinde en kolay yapabiliyorsaniz o sizin motorunuz olmaya aday adayidir..

Gelelim motorun hacmine, gucune…50cc den baslamak uzere butun motosikletler (scooter ler de dahil olmak uzere) size trafikte yetecek guc ve hizi saglayacak yetenektedir. O yuzden aman 50HP den asagi olmasin, bu 25 oburu 35 o zaman 35 HP alalim filan gibi bir kaygiya kapilmayin. Bu kaygi yarinin problemidir ve yarin sizden 10,000 km uzaktadir. Kaba bir olcutle, alacaginiz motosiklet 250 cc den buyuk olmamalidir. Bununla beraber 125 yada 250cc “baslangic motosikleti” degildir, tum omur boyu zevkle kullanabileceginiz, her isinizi gorebilecek bir makinedir.

Scooter (ornegin Vespa) da bir motosiklettir, ustelik otomatik vitesli ve kullanmasi ogrenmesi en kolay, en ucuz makinelerden biridir. Gunluk kullaniminiza uygun olabilecegini dusunuyorsaniz, hic endiselenmeden bir scooter edinip motor dunyasina kestirmeden girmeniz mumkundur.

Scooter yolunu secmedigimiz varsayip devam ediyoruz…

Sira motosikletin tipine geldi…Burada konfor ve hakimiyet bir numarali tercih kistasidir. Dedik ya hani motosiklet surusu bir mucadeledir diye, siz motosikletin bir parcasi olacaksiniz diye; iste hakim olabilmeniz icin, bir parcasi olabilmeniz icin once dogru durust bir oturma pozisyonunuz olmasi lazim.

Motorda temel olarak uc oturma tarzi, ve bu tarzlara gore birkac ana model vardir. (Ornek olarak verdigim modeller baslangic icin degil, motorun tipi hakkinda bilginiz olsun diyedir)

1) Ayaklariniz oturdugunuz yerin gerisinde;

Agirlik: ellerde ve selede.

Amac: Kisa sureli gezi, sportif, aktif surus tarzi, surat yarislari.

Kategori: Sport, super sport, racing, drag

Ornek: BMW R1100S, Yamaha YZF-R6, Honda CBR600RR


2) Ayaklariniz oturdugunuz yerin altinda;

Amac: Orta-Uzun sureli gezi, konfor, sportif geziler, mukavemet yarislari.

Agirlik: ellerde, selede, ve basamaklarda.

Kategori:Turing, sport-turing, dual-sport = dual-purpose = enduro, Kros, Motard, Cadde, Standart, Gezi

Ornek: BMW K1200RS, R1150R-RT; Yamaha TDM850, TT600; Kavasaki KLR 650, Honda Goldwing, Nighhawk, KTM serisi endurolar.


3) Ayaklariniz oturdugunuz yerin onunde;

Agirlik: selede.

Amac: Orta-kisa mesafe gezi

Kategori: Gezi, Cruiser, Chopper

Ornek: Harley-Davidson, Indian, Yamaha Roadstar-RoyaStar, Kawasaki Vulcan, BMW R1200C

Tabiikki bu amac/kategori tanimlari genel kullanim-dizayn olcutlerine goredir. Bir racing motorla dunya turu yapabilir, bir Harley Davidson la kivrimli bir yolda butun sport bike cilari utandirabilirsiniz. Ama bu istisnalar yinede bizim siralamamizi degistirmez.

Gordugunuz gibi bu tarzlarin icinde baslangic motorundan bekledigimiz ozellik sadece 2 numarali tipte, “Ayaklariniz oturdugunuz yerin altinda” tipinde mevcut. Cunku bu tiplerde agirliginiz uc kontrol noktasina dagiliyor, fiyat olarak en ulasilabilir, ve amac olarak bizim hedefimize nisan almis vaziyetteler.

Demek bir enduro yada standart/cadde turu motor sececegiz, 250cc den buyuk olmayacak, ayaklarimiz yere basacak, tarif ettigim deneyi yapip basarili ve konforlu hissedeceksiniz kendinizi…iste aday motor.

Diger istedigimiz ozellik hesapli olmasi. Yani iyi bir ikinci el, yada kesenizi zorlamayacak bir sifir motor olacak bu. Garanti suresi dolmamis bir ikinci el, size en az bir-iki sezon hicbir mekanik sorun cikarmasi sozkonusu olmayacak bir kullanilmis motor idealdir.

Burada deginmek istedigim bir baska motor daha var ki o da kros motorudur. O da 2. tarza giriyor. Ancak bu motorlari uzerlerinde isik, sinyal, korna vb. Techizat olmadigindan ve lastikleri asfaltta son derece az tutundugundan normal trafikte kullanamazsiniz. Muhakkak arazide kullanmaniz, bir tasiyici ile parkura gidip gelmeniz, ozel tekniklerini bir hocadan ogrenmeniz gerekir. Biraz mesakkatli bir yol ve genel motosiklet meraklisina tavsiye etmiyorum. Ama, motosiklet ogrenmek ve ilerde rahat etmek icin bir numarali yol oldugunu da bilin. Ozellikle otomobil tecrubesi olmayan yasca gencler icin bulunmaz bir spor, harika bir eglencedir.

Pekala, bir motor edindik, ve parkura cikmak icin heyacalanmaya basladik..daha durun bakalim motosikletin en onemli parcalarini daha almadik…

Sira giyim kusamda…

Tam kapali bir kask, cizme ve eldivenler motosikletin parcasidir. Bunlarsiz motora binmeyi aklinizdan gecirmeyin.

Daha gerisi var tabii kulaklik, ceket, pantalon, bobrek koruyucu vs.vs. ama temel kusam bu ucudur. Tam kapali bir kask, motosiklet cizmesi veya bilekleri de koruyan iyi bir bot ve eldivenler size baslangic antremanlari icin yeterlidir.

Sigortaya sira geldi…en azindan mecburi trafik sigortasi yaptiracaksiniz. Bunsuz motora dokunmayin bile. Sifir aldiysaniz, tam tesekkulu kazik bir sigorta motorun bir parcasi olarak edinilecek…motorun fiyatini dusunurken bunu da gozonune almalisiniz.

Herseyinizle hazirsaniz sira binmeye geldi demektir. Bu is icin en saglam yol bulabiliyorsaniz bir egitim kursuna yazilmak, kapali pistte tum incelikleri bir hoca nezaretinde ogrenmek, ve ehliyet almaktir. Bu imkan yoksa, bir bilen arkadasiniz size baslangicta yardimci olacak caresiz. Kendi motorunuzla veya kendi motoruyla.

Bir kurs bulamadiginizi ve ikinci sikka mahkum kaldiginizi varsayiyorum.

“Kocadan Hoca Olmaz” Donald sozunu unutmayin.. es dost panik ve endise icinde size neye nereden baslayacaginizi anlatmakta gucluk cekecektir muhtemelen. Cunku bilmek ve ogretmek arasindaki fark gece ve gunduz gibidir. Kisa surede sinirler bozulabilir…iste o yuzden "Temel Donald Kursu"nu hazirladim…aynen takip etmenizde buyuk fayda goruyorum…



Donald Duck
Reşat Arbaş
« Son Düzenleme: Aralık 26, 2006, 01:14:55 Gönderen: tororosso »
kenan sofuoğlu

Çevrimdışı kenan

  • Üye
  • *
  • İleti: 1204
  • Cinsiyet: Bay
  • kafanıza kasktan başka birşey takmayın :))
Temel Motosiklet Kursu
« Yanıtla #1 : Aralık 26, 2006, 01:08:01 »
Asfalt, trafigi olmayan 30X80m gibi bir bos alan buluyorsunuz…motor tecrubesi olan sabirli arkadas(lar)inizla berabersiniz.

Kendinizi cin gibi hissediyorsunuz, sabah saat 8-9 gibi…Birinci gun…

1) Motora binin ve calistirmadan yukarda tarif ettigim testi birkac kez yapin. Bu sizi agirliga hazirlayacak.

2) Inin, soyle biraz comelip kalkin, kollarinizi yana acip saga sola donerek azicik isinin.

3) Simdi motora binin, motor bosta, calismiyor. Arkadasiniz sizi arkadan yurume hizinda itiyor, siz ayaklarinizi basamaklara aliyorsunuz,

siritiyor ve birseyler anlamaya calisiyorsunuz. Yaklasik 50m.

4) Donun, aynen geriye…

5) Tekrar 3 ve 4 ve 2

6) Motoru calistirin, vites bosta. Debriyaji sonuna kadar sIkIn ve 1 e takin vitesi. Simdi yavasca debriyaji birakmaya baslayin. Motor harekete gecmeye ve ayni zamanda da bayilmaya baslayacaktir..Azicik gaz verip bayilmamasini saglayin ama debriyaji hic bir zaman tamamen birakmayin. Oldu mu? Debriyaji yine sIkIn. Yine yavas yavas birakin, azicik gaz verin biraz yurur gibi oldumu yine debriyaji sIkIn.

Boyle boyle debriyajin “kavrama noktasi”ni anlayacaksiniz. Bunu arkadasiniz sIkIlana kadar, siz ve cumle alem mukemmel olduguna inannana kadar yapin…

Butun bu denemeler sirasinda motor daha 1m bile gitmemis olsun. Amac mesafe katetmek degil.

7) Motoru “engine cut-off switch” (acil stop dugmesi) ile stop edin. Sag eliniz on frende, sag ayaginiz arka frende, sol ayaginiz yerde iken sol elinizle kontak anahtarini kapatin. Inin.

Motoru stop ettirmek icin daima acil stop dugmesini kullanmayi aliskanlik haline getirin. Bu dugmeyi kullanmak icin sadece sag el basparmagi yeterlidir, diger kontrollerden elinizi cekmeniz gerekmez, ve gunun birinde gercekten acilen stop ettirmeniz gerektiginde sag el basparmaginiz bu hareketi otomatik olarak yapacaktir. Kisa bir mola verin.

8) Simdi Yine binip motoru calistirin. Bunun icin motor stop ettirme teknigini aynen tersinden yapin ve bunu aliskanlik edinmem lazim diye soylenip durun. Simdi deminki calismayi her seferinde motor iki uc m gidecek sekilde tekrarlayacaksiniz ve arka frenle motoru durduracaksiniz. Hiziniz yurume hizindan da yavas olacak, sol ayak yukari alinmayacak ve debriyaj hicbir zaman tamamen birakilmayacak…50m gidis-donus…yallah

9) Tekrar 8 ve mola…

10) Simdi yine ayni calisma, bu kez artik debriyaji tamamen birakiyorsunuz ve sol ayaginiz da yukari, basamaga aliyorsunuz. Yurume hizinda 10-12 m gidip arka frenle duruyorsunuz, sol ayaginizi yere basiyorsunuz…sonra bir daha…50m git gel, git gel…kendiniz konforlu hissedene kadar.

Duruslara dikkat edin, sol ayak yerde, debriyaj sIkIli, vites birde, sag ayak arka frende basili, gozler ilerde…daima gozler ilerde. Nereye bakarsaniz oraya gider. Mola.

11) Simdi heyecan verici bir deneyim olarak motoru kaldiracagiz, 15-20 m gittiktan sonra debriyaji sIkIp 2. vitese alacagiz 50m isaretinde on ve arka freni beraber kullanip duracagiz. Vitesi bosa alacagiz donecegiz (bu donmeler hep motorda oturur vaziyette ve yuruyerek yapiliyor) Yine kalkip geriye gelecegiz ve bunu siritmaktan suratimiz agriyana kadar tekrarlayacagiz.

12) Yemek molasi…daha erken mi? O zaman yukardakileri yeterince yapmadiniz demektir. Acikana kadar…saka bu yana bu yukardaki calisma 3.5-4 saat surmeli. Kendinize zaman verin.

13) Moladan sonra 11 numarayi bir kac kez yineleyin…ve gelelim viraj donme talimlerine.

14) Simdi motoru aynen yukarda tarif ettigimiz gibi kaldiracaksiniz, bir 20-25m filan gittikten sonra yaklasik 15-20kmh hiza ulasacaksiniz, basinizi sola cevirecek ve gaz vermeyi hic kesmeden, hatta biraz artirarak sol elcigi ileri dogru tatli bir basincla iteceksiniz.

15) Iste buuu…kontra teknigi ile sola donmeyi ogrenmis bulunuyorsunuz.

16) Motorun ustunde durus cok onemlidir. Daima relaks olacak, dirsekler ve omuzlar gevsek olacak kesinlikle kasilmayacaksiniz. Basiniz donme yonune cevrili, gozleriniz gideceginiz yere bakiyor, yere paralel ve gaz vermekten korkmuyorsunuz. Dizleriniz benzin tankinda, vucudunuzu saga sola yatirmiyorsnuz. Hizinizi 15-20 km/h civarinda tutuyor ve vitesi degistirmekle ugrasmiyorsunuz. Hep 1 de.

17) Basa donun, birkac kez daha iyice rahatlayana kadar yapin,

18) Ayni seyi saga yapacagiz. Dikkat edeceginiz nokta sag el ayni zamanda gaz verirken, ayni zamanda da ileri dogru elcigi itiyor olacak. Kulaga geldigi kadar zor degildir. Cumle es dost bikip usanana kadar tekrarlayin. Bu gunluk bu kadar yeter…buyuk bir olay basardiniz, eve gidip guzel bir dus cekin, ikiteker.org gibi, motordelisi.com gibi, motosiklet.net gibi bir motosiklet forumuna baglanin ve deneyimlerinizi sevincinizi paylasin.

19) Ikinci gun cok daha kolay olacak cunku artik durup kalkmasini, oturmasini donmesini biliyorsunuz. Simdi dunku donmeleri bir iki defa sagli sollu tekrarladiktan sonra, ayni donusleri bu kez isin icine ikinci vitesi de sokarak yapacaksiniz. Ta ki puruzsuz olana kadar.

20) Simdi capi 25-30 m olan bibirine mesafesi en az 15 m olan iki daire cizecegiz yere. Kucuk isaret lerle, tebesirle olabilir. Ve burada “8” cizecegiz. Ikinci viteste, devamli gaz vererek, hizi sabit tutarak bir saga bir sola, bir saga bir sola…Ta ki puruzsuz, kusursuz guzellige ulasana kadar. Aslansiniz…yaparsiniz…

21) Mola…ogle yemegi…

22) Bir iki 8 daha yapip gelin…simdi 90 derece donus ogrenecegiz. Motoru kaldirip 20-25 m gidin ve durun. Vites birde, debriyaj sIkIli, sol ayak yerde, sag ayak ve sag el frende. Basinizi 90 derece sola cevirin gidonu da o tarafa dondugu kadar cevirin ve motoru kaldirin. 20m filan gidip yine durun yine sola…Kolay degildir…2000 defa yapin…saka…bir kac kez tekrarlayin, simdi saga. Sag daha zordur cunku sag ayak yukardadir, ama korkmak yok. Teknige guvenin. Durdugunuzda motoru saga sola yatirmadan, sakin sakin…uzunca bir mola verin.

23) Simdi yavas hizda donmelere, U donusune geldi sira. Bu en zorudur ama kendinize guvenin, bu badireyi de atlatacaksiniz. 30-40 m uzaga bir kola kutusu koyup etrafina tebesirle 15 m capinda bir daire cizip gelin. Cikis noktaniza da ayni seyi yapin. Simdi o daireye teget olacak sekilde oraya kadar gidecek, “yeterince” yavaslayacak, yaklastiginizda vitesi 1 e alacak, basinizi tam sola dondureceksele uzerinde kicinizi saga (yani ters yone) biraz kaydirip gidonu sola kirip gazi kesmeden, asla ve katiyen on freni kullanmadan tatli tatli gaz vererek doneceksiniz.

24) Yukardaki tarifi iyice anladiginizdan emin olana kadar on kere okuyun. Bu teknigin adi “counter-balancing”-“ Tersine Dengeleme” dir. Kontra viraj teknigini kullanamayacaginiz cok yavas hizlarda bu teknikle donulur.

25) Iyice ogrendiginizden emin olana kadar tekrarlayin, Simdi de saga donus yaparak tekrarlayin. Ama bu tekraralar 5i 6yi gecmesin. Yorularak birsey ogrenilmez. Onunuzde gunler, haftalar, aylar hatta yillar var ve kovalayan yok. Dogu durust bir temele kuramadiginiz yapi ilerde muhakkak bir yerlerinden catlar. Bunun trafikteki karsiligina “kaza” diyoruz.

26) Biraz da fren calisip gunu bitirecegiz. Kaldirin motoru, 2. bitese takin, yaklasik 50.m de ve 20-25km/h hizda HER IKI freni de kullanip, lastiklerin hicbirini bloke etmeden nizami bir sekilde durun. Dort-bes defa tekrarlayin.

27) Daha sonraki gunlerde artik kendiniz yanliz olarak calismaya devam edebilir, bu yukardaki teknikleri bol bol dener cilalarsiniz. Arada dusuk hizda “Tersine dengeleme” teknigi ile slalom yapmaya calisin, cok faydasini gorursunuz.

Hicbir zaman hiz denemesine girismeyin.Kontra viraj teknigini 25-30km/h civarinda hizlara kadar deneyin.

Yoruldugunuz anda birakin calismayi ve biraz dinlenin. Ve calisma sirasinda bol bol su icin. Yorgunluk "motor sinir sistemi"niz icin demirden bir kapi gibidir. Kapandimi yaptiginiz calismanin hicbir faydasi olmaz, ve muhakkak bir kaza yapar, motoru dusurur yaralanabilirsiniz.

Ehliyet sinavina hazirsiniz…bomba gibisiniz, girdiniz sinava ve aslanlar gibi ehliyeti de aldiniz artik.

Trafige cikmak icin hazirmisiniz? Trafikten uzak Sakin bir Pazar gunu sabahini secin. Iyi bildiginiz bir parkur olsun, yaninizda cep telefonu yola koyulun. Ben o gunu hatirliyorum, bir gun evvelden bisikletle parkuru dolasmis nerede ne yapacagima, neyle karsilasabilecegime bakmistim. Aynini yapmanizi tavsiye ederim..hic olmazsa otomobille bir dolasin ve ilk gun, daha onceden planlamadiginiz seyler yapip bir cuval inciri riske etmeyin. Ilk suruslerinizde sureyi daima kisa tutun, ve her gun ustuste binmeyin.

Yolunuz acik olsun …

Donald Duck
(Resat Arbas)
kenan sofuoğlu

Çevrimdışı kenan

  • Üye
  • *
  • İleti: 1204
  • Cinsiyet: Bay
  • kafanıza kasktan başka birşey takmayın :))
Motosiklet Teorisi #4, Giyim Kusam Durumlari
« Yanıtla #2 : Aralık 26, 2006, 01:09:47 »
Herseyden once gozunuzu koruyun. Butun diger koruyucu ekipman, giyim-kusam daha sonar gelir, ciplak gozle motosiklet kullanmayi aklinizdan bile gecirmeyin.…

1 Once "Kask" olayina girelim


[B
KASK GIYMEMEK APTALLARA OZGUDUR...
[/b]

ve hemen istatistik, ABD den, motor kazalarinda kask giyenler %67 daha az beyin travmasina ugruyor.

Bir istatistik daha..."Full Face" yani tamamen kapali kasklar 3/4 lere gore %46, 1/2 lere gore %78 daha guvenli. Yani kask alacak, Full Face tip sececek, ve sartlar ne olursa olsun onu kafanizdan cikarmayacaksiniz. Ki, daha uzun sure motora binebilesiniz...bir gunluk surus suresinden ve bir omurluk surus suresinden bahsediyorum ayni cumle ile, dikkatinizi cekerim.

Nasil secilir? Full Face disindaki kasklardan burada bahsetmek istemedigim icin, ve kimseye tavsiye etmedigim icin geriye iki tip, yada ikibucuk tip kask kaliyor...Full Face (FF) tipik kask 1, MX (motocross) FF olmakla birlikte on "cami" acik kasklar ve ikisinin arasindaki FF Enduro kasklari. MX kaski ile birlikte goggle (lastikli motor gozlugu) kullanilir.

Once iyi, duyulmus, yedek parcasi (ozellikle cami) bulunabilecek bir marka secin..mesela Arai, Shoei, Biffe, Schubert, Nolan, Arrow, BMW filan. Bu kasklarin ciddi olanlarinda son kullanma tarihi vardir. iyi bir kaskin uc dort yillik raf omru vardir. Satin alirken imal tarihine bakin, rafta kalmis mal almayin. Onumuzdeki yil kafaniza gecirdiginizde icindeki "pad"ler un ufak olmus, dokuluyor, yada disi catlamaya baslamis olmasin... Elinde cok degisik marka ve model bulunduran bir saticidan alin, ilk kaski, yada hic denemediginiz bir kaski sakin katalogdan siparis etmeyin...

Kaski saglam tutan sey dis kabugu, cilasidir. Ustune stiker filan yapistirmayin, darbelerden koruyun, cizik, catlak, siyrilmis kasklarin koruma ozelligi cok azalir. Cam gibidir yani, elmasla cizin, bir yere vurun nasil kirilirsa o yerden, kask da benzeri sekilde davranir. Yani onu "dusundugunuzden" daha dikkatli kullanacaksiniz.

Kaski kafaniza gecirin...eldiven gibi uymali. Uymayani almayin, rengi dandik bile olsa gidip tam kafaniza uyani alin. "Idare ederim yea" dediginiz kask uc saat sonra basiniza bir agri saplar, kendinizi nasil kenara atip kaski firlattiginizi bilemezsiniz. Donald sozu dinleyin, kask konforu #1 oneme sahiptir.

Evet kask kafaniza uydu diyelim...simdi karsiya dogru bakarken basinizi hizla sag yada sol omuzunuza dogru cevirin. Kask oldugu yerde kaldida basiniz donduyse hemen yarim numara kucugunu alin.  Bol kask sizi korumaz...hele cene bagi acik kask hicbir ise yaramaz, cunku kaza aninda motordan firlayip ayrilan ilk sey sizin o cene bagini acik unuttugunuz, yada "bu sicakta simdi, ne luzumu var yaa" diye acik biraktiginiz kask tir.

On camini her zaman temiz tutun ve ciplak parmaginizi degdirmeyin...yolda gozunuzun onunde guzel bir bocek, camur pislik koleksiyonu olusursa, gorusunuzun engellenmesi durumunu beklemeden inin ve temizleyin allahaskina...yani yaninizda bu is icin birseyler bulundurmaniz lazim...

Kullanmadiginiz zaman motorun aynasina filan asmayin, duzgun saglam bir yerde, bir kilifin icinde, asiri sicak ve soguktan gunes isigindan, rutubetten, kapali havadan (kuflenmeye karsi) uzak biryerde. temiz olarak muhafaza edin. Kullanma suresine gore (ureticinin tavsiyesine uyun) uc-dort yil sonra yenisini alacaksiniz, unutmayin... Park ettiginiz piknik yaptiginiz yerlerde karincalardan, arilardan boceklerden uzak bir yere koymayi ihmal etmeyin...giymeden once icine dikkatlice bakmayi bir aliskanlik haline getirin...tecrube konusuyor burada...

Duyulmus bir marka sectiyseniz, kullanma tarihi gecmemisse, kafaniza konforlu bir sekilde corap gibi oluyorsa iyi bir kask secmissinizdir. Daha pahali ama bu ozelliklerin birinden yoksun bir kask daha iyi degildir. Kaski aldiginiz yerden yada bir eczaneden sese karsi sunger kulak tamponu da alin bir duzine filan...ve suruse cikmadan once, ve kaski takmadan once  kulakliklarinizi takin. Goreceksiniz, eger tecrubeli bir surucuyseniz dahi, ve kulakliksiz kullandiysaniz simdiye kadar bir daha onsuz yola cikmayacaksiniz... Kıyafetinizi ve kaskınızı seçerken daha canlı veya reflektif şeylere yönelin..."

2 Motorcunun ikinci olmazsa olmaz kusami eldivendir. "Tam" uymalidir, bol eldiven burusur ve elinizi acitir, kontrolu zorlastirir...dar ise kan dolasimi yavaslatir ve elinizde uyusmalar-karincalanmalar baslar.

Yazlik ve kislik iki eldiveniniz olmali. Kislik eldiven "yakali" dir boyu uzundur yani ve ceketinizin kol agzini ustten orterek karsidan gelen ruzgarin kolunuzdan iceri girmesine mani olur, yazlik eldivende ise bu tersinedir, kisadir, ve ruzgarin iceri girmesine ozellikle musaade eder.Koruyucu yastiklari olmali ve mumkunse isaret parmaginin yani suet olmali ki o parmaginizla kaskinizin on camini (vizor) yagmurda silebilesiniz. Gel-PAd li eldivenler uzun surusler icin motor vibrasyonunu elinize iletmemek icin idealdir, motoru hissetmeniz duygusu da azalir o da var...Karpal Tunel sorunu olanlar, el-dirsek agrisindan yakinanlar icin bazen cozum olabiliyor bunlar. Ama bu problemlerin esas cozumu daha once anlattigim relax tutus bicimidir. Sanki hayatiniz onu simsiki tutmaya bagliymis gibi tutarsaniz en fazla bes dakikada elinize sancilar saplanir zaten, ilerki durumlarda sirt, boyun, kol agrilari, uyusmalar, karincalanmalar baslar vs.

Iyi motor kullanmanin en onemli sartlarindan biri relax olmaktir.

Eldivensiz motora binilmez. Nokta...

3 Ucuncu olmazsa olmaz kusam ise cizmedir (yada bot)...bu konuda ahkam kesecek fazla bir sey yok...en azindan ayak bileklerinizi tamamen ortmeli, motor icin dizayn edilmis, koruyucu ilaveler yapilmis, ayaginiz allah korusun devrilen motorun altinda kalirsa yamyassi olmayacak saglamlikta ve su gecirmez olmali. Tabani cok derin tirtikli olmamali ki camur yaprak vb fazla toplanmasin (MX Istisna) Arkasinda reflektor olsa iyi olur tabii, ve uzun sure yuruyecek sekilde rahat degilse bu onemli degildir. Motor cizmesiyle uzun geziler yapmak gerekmez herhalde, bu bir spor...bunlari mesela kayak ayakkabisi gibi dusunun. Gunluk ulasim icin kullaniyorsaniz, ya yaninizda bir cift normal ayakkabi tasiyin yada butun gun takoz gibi botlarla calisabileceginiz bir meslege yazilin...

4 Dorduncu muhakkak lazim kusam elemani ise gozu bozuklar icin numarali gozluk...benim gozumde hafif miyopi var, gunluk hayatimda ve otomobilde hicbir sekilde gozluk kullanmam gerekmiyor ama motorda bir tane kaskin icinde bekliyor...ozellikle az bildiginiz yerlerde dolasirken yol tabelasi, trafik isareti, bikini deseni gibi onemli ayrintilari kacirmamaniz gerekiyor, gozluk size her zaman berrak keskin goruntu saglayacak, ki bu dogru ve zamaninda karar vermeniz icin hayati onem tasir ...ihmal etmeyin, benim gibi surekli gozluk kullanmayanlardansaniz bir tane motor icin yaptirin ve motorda bulundurun. Bu gozluk colormatik denilen, isikta koyulasan tip olsun ! cunku...

Gunes gozlugu de motorcunun dostu ve ayrilmaz parcasidir. Yine bir tane motorda bulundurulacak.

Kusam mevzuunda ele alinacak bir iki aksesuar var onemli, biri kulaklik, ki sekiz on yilda duvar gibi sagir olmamaniz ve yorgunlugun azaltilmasi icin muhakkak tavsiye ederim bir digeri de "bobrek bagi-kusagi" (kidney belt) denilen iki gunde bobreklerinizi usutup kan isememeniz icin elzem bir parcadir. Ozellikle, tulum yada ceket-pantalon takimi yerine blucin ve t-sortle motora binenler icin. Unutmayin hava istedigi kadar sicak olsun motorda buharlasan ter dolayisiyla isi ve su kaybi inanilmaz boyuttadir. Bol su icin durdugunuz yerde ve usutmeyin.

Giyim olayinda once eski bir deyisten sozetmeli..."Ruzgar demis ki: Kirk kat keçe ben senden geçe, tek kat deri dururum geri", eski birazda hatirimda kaldiginca uydurdugum sekilde ama asagi yukari budur, ve dogrudur. Ruzgar siz ne kadar kalin giyinirseniz giyinin gecer ve sizi usutur. Oysa deri ruzgara karsi en iyi koruyuculardan biridir.

Simdi modern zamanlarda deri yerini yavas yavas super sentetik kumaslara birakiyor, nefes alan, yagmur-ruzgar gecirmeyen, icinde zirhlar diz-kalca--dirsek-omuz-sirt- koruyucu yastiklar olan ceketler- pantalonlar- tulumlar oldukca tutuluyor. Benim tercihim bu tur sentetik ve zirhli kiyafetler...rengi sekli zevkinize kalmakla beraber deri de olsa, sentetik de olsa sunlara dikkat edin alirken.

Ustunuze tam otursun, buyuyunce de giyerim diye  iki beden buyuk almayin, bolluk olmasin, tabii dar da olmasin. Ozellikle bu kiyafetle oturur durumda uzun sure kalacaginiz icin denerken bir tabureye filan oturup kat yerlerinin rahatsiz etmediginden iyice emin olun.

Kolay ulasilir cepleri olsun, eldivenle acilip kapatilacak gibi fermuar tutanaklari, velcro baglayicilari olsun, elbisenin icine hava almak icin acilir kapanir agizlari olsun, kisin takabileceginiz bir isitici astarida (muflon) olsa iyi olur.

Kisin icine kazak giyeceginizi unutmayin, Cok dar olmamali ceket. Paraca rahatsaniz da yazlik-kislik ayri takim aliyorsaniz diyecegim yok tabii...

Dis gorunusu dikkat cekici parlak renkler ve reflektorlerle bezeli olsa iyi olur...gorunurluk onemli..

Mevsim donuslerinde kullanacaklar icin, hergun is-ev arasi kullananlar, motorunda kitli bir cantasi olanlar icin yagmurluk da iyi bir fikirdir. Motor yagmurluklari tulum seklinde ve dogrudan kiyafetin ustune giyiliyor.

Giyim cok ayrintili konu, burada baslica ipuclarini yazdim....



Donald Duck
Reşat Arbaş

--------------------------------------------------------------------------------
kenan sofuoğlu

Çevrimdışı kenan

  • Üye
  • *
  • İleti: 1204
  • Cinsiyet: Bay
  • kafanıza kasktan başka birşey takmayın :))
Motosiklet Teorisi #5, Grup Gezileri
« Yanıtla #3 : Aralık 26, 2006, 01:11:01 »
Motorla gezinti keyifli olay...ama hani biraz da tehlikeli taraflari var degilmi?..Iste grup la gezinti daha keyifli ve daha da tehlikelidir..

**** Once birinci en onemli kural, grup suruslerinde grup suruculeri birbirini sollamaz, gecmez...ozel durumlar disinda tabii.

Uc tip grup surus yontemi vardir,

Birincisi, YANYANA pozisyonu dur. Bu durumda suruculer yanyana tek seridi paylasir, ki bu tehlikeli bir yontemdir...Sadece resmi gecitlerde yurume hizina yakin hizlarda, yada yine 35km/h i gecmeyen eskort, resmi gecitlerde VIP ye yol acmak, govde gosterisi icin filan kullanilir. Aslinda dikkat ederseniz burada polis suruculer cogu kez iki seride birden yayilir, ve ondekiler "V" seklinde surup tehlikeyi asgariye indirir. Ozel egitimli polis ekiplerinin, ozel amaclar icin egitildigi bir yontemdir.

YANYANA POZISYONU BASKA HICBIR NEDENLE KULLANILMAZ.

Ikincisi TEK HAT pozisyonu...suruculer arka arkaya tek hatta siralanir...aralarindaki mesafe 5 saniye yada daha fazladir. Sportif, canli suruslerde; acik, trafigi dusuk ozellikle virajli yollarda, tercih edilir.

Bu tur bolgeler yerini normal trafige biraktiginda ise

Ucuncu..ZIKZAK pozisyonu na gecilir. (Fermuar da deniyor) Esas grup surus teknigimiz budur. Bu pozisyonda en ondeki surucu, #1 Lider, sol dis seridi (otomobil lastik izini) onun arkasindaki sag ic seridi (otomobil lastik izini) ucuncu #1 lider ve #2 nin ardinda sol da bir arkadaki sagda vs. surer. Suruculer arasinda en az 2 saniye mesafe olmalidir.

Bu soyle hesaplanir...diyelim onunuzdeki (yani sag yada sol onunuzdeki) bir agacin golgesinden yada yerdeki bir mazgal kapagindan gecti, icinizden normal bir tempoyla "bir saniye bir, iki saniye iki" deyin. Bu sure icinde o isarete geldiyseniz mesafe tamamdir. Degilse mesafeyi ayarlayin.

Zikzak pozisyonunda giderken kirmizi isikta duruldugunda da hicbir zaman -tam yanyana- gelmeyin. aranizda en az bir tekerlek (yarim motor boyu) mesafe birakin. (tipik kazalardan biri bu tur suruslerde yanyan sohbet eden suruculerden birinin ayagi kayip yada baska bir nedenle motoru devirip obur surucuyu de devirmesidir)

Sohbet isini daima molalara birakin...grup suruslerinin en keyifli yani cay kahve yemek ihtiyac guzel manzara vb. vb. yuz cesit bahaneyle durup cene calmak, haftanin stresini unutmak eglenmektir. Birsey soylemek istiyorsaniz, bu muhakkak onemli olmali...onemsiz ivir zivirdan bahseden suruculeri uyarin. Dinlemeyin, "sonra konusuruz" falan deyin.

En iyi, tecrubeli ve cevreyi, yollari en iyi bilen, GPS i olan, haritasi olan, oryantasyonu kuvvetli olan lider olmalidir...tabii bu ozelliklerin hepsini barindirmasi gerekmez. Ikinci en iyi adam (ozellikle grubun tecrube-hiz-motor cinsi/turu karisiksa, yeniler, yabancilar varsa) en arkada surer. Arkayi toplar, grup bolunmez kaybolmalar, geri donup aramalar olmaksizin surus devam eder. Gerektiginde butun grubu sollayip one arkaya sahip olur. #2 de lider karakterinde biri olmali kavasaklarda bekleyerek grubun kopmadan devamli surusunu saglamalidir.

Otomobil, kamyon gibi agir araclari grup halinda sollamanin da kurali var...once #1 lider ( guvenli olarak sollamak mumkunse, degiyorsa sol elini kaldirip isaret verir once, sonra sinyalini yakar, sollayip yine sol onde, arkasinda en az #3 u alacak kadar mesafe acip (solladigi otomobille) sol one yerlesir. Otomobilin arkasinda olan #2 bu arada sol one, #1 in eski yerine yerlesmistir. #1 ona isaret etmeden sollamaz (ozellikle virajli yollarda) ve solladiktan sonra ilerde orijinal yerini alir, #3 yine sola yerlesir sollar vb...devam eder. Kendinizi, sollamayi guvenli gormuyorsaniz sollamazsiniz...ondekiler gitti, grubun gerisi benim yuzumden burada takildi kaldi diye bir dusunce yanlistir. Ne kendinizi nede bu durumda olan onunuzdeki bir arkadasinizi suclamayain, zorlamayin. Onemli olan keyifli ve guvenli bir surusle grubun saglikli bir sekilde planlanan rotayi tamamlamasidir. Bu isi goturu is almis amele zihniyetiyle yapiyorsaniz hic yapmayin daha iyi.

Grubun kopmamasi ise basit bir yonteme dayanir, tam arkanizdakini aynadan takip edersiniz..goremiyorsaniz yavaslarsiniz. Siz yavaslayinca bu kurala uyan sizin onunuzdeki de yavaslayacaktir...zincirleme devam eder ve grup kopmaz, dagilmaz. Kirmizi isiga yakalanma, trafigin sikismasi, virajli yollarda sollayamamam gibi nedenlerle grup kopacaktir...ondekiler her zaman bunu goze alarak surer, hizi dusurur, bekler ve grubun toplanmasini saglar. Grup surusu grup ruhuyla yapildigi zaman son derece keyiflidir. Bazi suruculer kendi baslarina dunyada suruse cikmaz, grup gezilerinden gezilere motor kullanir.

"Lider, yani #1, #2, #3 nasil calisir, biraz daha detaya gireyim...

Bir kavsaga/yol ayrimina gelindiginde eger buyuk bir grupla suruluyorsa #1 el isareti ile #2 yi o kavsakta birakir. Taa grubun sonundaki artci o kavsaga gelinceye kadar oradan ayrilmaz, butun gruba yol gosterir.

Sonra grubun en arkasinda yer alir. Artci ise yavas yavas, sollaya sollaya grubun en onune #2 nin yerine gecer. Kavsakta bekleyen eski #2 yeni artci olmustur. Birden fazla kavsak donulecek ve grubun kopup kaybolma tehlikesi varsa, #3 u ve hatta #4 u de baska baska kavsaklarda biraka biraka ilerler. Boylece butunluk ve emniyet garantilenmis olur, lider her zaman artcinin kim oldugunu bilir. Ayni sistemi grup halinda bisiklet gezilerinde de kullanabilirsiniz.

Ikinci son derece onemli grup surus kurali ise: "Kendi surusunu yap" tir...bu su demek oluyor;

Gruba ayak uydurmak zorunlulugu diye birsey yoktur...evet asagi yukari hepsi ayni yetenek ve motor turune sahip bir grupla gezi yapmak bu iste nirvanaya ulasmak gibidir ama cogunlukla mumkun olmaz, olamaz...

Kendi yeteneginize (yada ustaliginiza) 10 deyin...8 inin ustundekini kullandiginzi hissediyorsaniz isaret edin arkadaki gecsin, daha geride yer almaya baslayin..taa ki konforlu hissedinceye kadar kendinizi. Hic bir zaman 9/10 ve hatta 10/10 kullanmayin. Kritik bir anda olagan ustu reflex ve tecrube birikimi gerekecektir, bunu kullanacak haliniz kalmaz.

Ondeki surucu(ler) daha tecrubeli, motorlari-lastikleri daha iyi durumda olabilir...daha antremanli olabilir, motorlari o gunku suruse daha uygun olabilir, kendilerini sizden daha iyi hissediyor olabilirler, daha cok risk alacak kadar aptal yada tecrubeli olabilirler vs...kisaca muhtelif nedenlerle sizden daha hizli, kivrak, becerikli olabilirler...

SIZ ONLARA UYMAYIN...

GRUP SURUSU YARIS DEGILDIR...SIDIK YARISI HIC DEGILDIR...

TRAFIGE ACIK YOLLARDA YARISMAK, DIDISMEK OLUMDUR..sizin yada baskasinin, yakinlarinizin, sevenlerinizin, size emek verenlerin, sizin emek verdiklerinizin...

Ondekinin tekerleginin denk gelmedigi metal izgara size denk gelir, sizin motor onunkinden mesela 73kg daha agirdir ve onun viraj alma cizgisi ile sizinki tamamen farklidir, vb...onun dusmedigi virajda siz dusersiniz.

Varilacak yere 1-2 dakika gec varmak, oradaki geyik muhabbetinin basini kacirmaktan baska bir zarar getirmez...oysa dusmek, hele ciddi bir kaza tum grubun butun gununu-haftasini mahfedecegi gibi, sizin icin de moral ve fiziksel olarak degerlendiremeyecegim buyuklukte bir yikima yol acar.

Grupta duseni kimse sevmez, soyleyeyim. Oysa sanilanin aksine, geride kalan, biraz daha yavas suren, tecrubesizligini bastan ilan eden surucu daima ilgi ve hosgoru toplar.

ALTIN OGUT
*****************************
Unutmayin, motosikletler kendi basina ne kaza yapar, ne yaris kazanir, ne de gule oynaya turing gezileri yapar...kendi baslarina ayakta bile duramazlar...

Onu kullanan sizsiniz, ne gruptaki bir baska arkadas, ne yolcunuz, ne yuk, ne frenlerin durumu, ne lastiklerin asinmis olmasi, hicbiri...sizsiniz...herseyinden, gazindan, freninden, viraja giris acisindan, hizindan, yatma acisindan, o sirada yagmur yagiyor olmasindan, koca bir su birikintisiyle karsilasmanizdan, virajda yolcunuzun yanlis tarafa yatmasindan her seyden siz sorumlusunuz.
******************************

Bol keyifler, guvenli, neseli geziler diliyorum..


Donald Duck
Reşat Arbaş
kenan sofuoğlu

Çevrimdışı kenan

  • Üye
  • *
  • İleti: 1204
  • Cinsiyet: Bay
  • kafanıza kasktan başka birşey takmayın :))
Motosiklet teorisi #17, Çevrenin Tepkisi
« Yanıtla #4 : Aralık 26, 2006, 01:12:41 »
Once ustunden gecmek istedigim bir iki sey var, once onlari dile getireyim...

Bir; once ustad Cahit Sitki nin bu millete ettigini daha hic kimse etmemistir. Iste bu agzimdaki baklayi bir cikartayim dedim. Milletimizin yetistirdigi bu buyuk sair, Cumhuriyet doneminin acili buruk zor yillarinda yasamis, genc yasinda hastalanmis (verem), ve bu melankoli icinde 35 yas siirini yazmistir. Bu siir butun bu ruh hali dikkate alinmadan yillar ve yillar boyu okunmus dilden dile gezinmis veee akillarda kala kala "Yas 35 yolun yarisi eder" misrai kalmis, ve butun bir ulus (hani neredeyse) 35 yasin gercekten yolun yarisi olduguna inanmis ve inanmaktadir.

Bu durum buyuk sair in kendi sahsi saglik ve o donemin ruh hali ile ilgili olup BIZIMLE HICBIR ILGISI YOKTUR. Bana bir ornek teskil etmiyor.

Yani "30 yasima geldim, bu saatten sonra motosiklete binmeye baslarsam elalem ne der?" sorusunu kafanizdan silin.

Size yazdim, pek dindar biri degilimdir ama tanriya inanirim diye, sizde inanin ve OlUmu tanriya birakin. Yani nasil ki siz nasil, ne zaman ve hangi sartlar altinda, hangi gezegenin hangi koordinatinda dogacaginiza karar vermediyseniz, olumunuze de ayni sekilde karar verecek degilsiniz. Verimli, onurlu, durust bir hayat surdurmeye bakin. Tadini cikartin, dunyayi, hayati, insanlari sevin. Iyi titresimler yayin, iyi titresimlerin pesinde kosun.

"Ortayas krizi" olayina da deginelim...(toplayabilirsem sonunda helal olsun bana yani)

Nasilki, bebeklik, cocukluk, (bizde adi konmamis olan ) teenager (onlu yaslar), delikanlilik, ihtiyarlik vb. donemler ve bu doneme ozgu davranis, algilama bicimleri varsa 30-70 yas arasindada bir olgunluk donemi vardir ve BU BIR "KRIZ" DEGILDIR. Bir takim seylerin zamani gelmistir artik...zaten bu "zamaninin gelmis olmasi" durumu bu yukarda saydigim her doneme ozgu bir olgu degilmi? Kimisi 20 yillik karisini bir Rus dilberinin beyaz tenine degisir, kimisi 40 yillik ulkesini degistirir, Kimisi tutar bir tekne alip acik denizlere yelken basar, kimi de tutar bi motosiklet alir...Anliyormusunuz..."Bir seylerin zamani gelince" o seyler yapilir. Egitime baslanir, hacca gidilir, bekarete bir nokta konulur, sunnet olunur, evlenilir, yerimiz genclere terkedilir....icimizdeki, genlerimize yazili saati durduramazsiniz. Esas kriz onunla mucadeleye basladiginiz zaman ortaya cikar.

Biz bu dunyaya bir elimiz yagda bir elimiz balda yasamaya gelmedik...oyle olsaydi Ortaasyadaydik daha. Anamizin sicak evindeydik, yeni kitalar orda oyle kesfedilmeyi bekliyordu, aya gitmemistik, baska gezegenlere gidecek ilerki nesilleri hayal etmiyor, hayvan gudup, sebze yetistirip yuvarlanip gidiyorduk.

Kesfedilmeyi bekleyen koca bir kita var burnumuzun dibinde ki o bizim kendimiz, kendi benligimiz, kendi yetenegimizin limitleri. Urkutucu, cesaret isteyen bir arastirma gezisidir bu.

Boyle devam edersem hayatta bitiremeyecegim bu mevzuyu, o yuzden bizim dar motor alanina donelim diyorum...ama arkasina boyle bir fon cizmeden nasil anlatabilirdim ki...

Simdi, siz motor alip binmek, ogrenmek ISTIYORSANIZ eger, bunu yaparsiniz. Sizi kimse durduramaz. Kimseyi ikna etmeye gerek duymazsiniz. AMA siz kendinizden emin degilseniz, "yahu bu benim yiyecegim bir halta benzemiyor" duygusu icindeyseniz, iste o zaman cevrenin destegine ihtiyaciniz var demektir. Burada ben sidiye kadar "pek" kimseye motor konusunda cesaret verici, "haydi aslanlar yapin su isi, korkmayin bisey olmaz" filan diye bir sey yazmamama ragmen benim yazdiklarimi cesaret verici bulmanizin (en azindan bazilari tarafindan) nedeni bu iste. Bilgiye acsiniz-aciz, merak ettiginiz bir sey var, ayri bir dunyanin kapisi var onunuzde ama kapinin ardinda sizi neler bekliyor bilmiyorsunuz...ben ve benim gibi bazi bilgi paylasimindan yuksunmeyen insanlar, yazarlar bir takim ipuclari verebiliyoruz sadece, gerisi size kaliyor. Burada benden baskalari da var yardimi esirgemeyecek, yol gosterecek, benden cok daha bilgili-tecrubeliler var yolun(m)uza isik tutacak, yeter ki siz "yol" da ilerlemek isteyin. Bende yolun sonunda degilim...onumuzdeki gunler, yillar neler gosterecek bilmiyorum..benimde bilgiye, tecrubeye en az sizin kadar ihtiyacim var...ama gercek arayis budur zaten. Bitti, tamam, ogrendim, iste bu, diye birsey yoktur. Bu duygu tuzaktir, sinegin yapistigi "bal" dir...Ve TEHLIKELIDIR.

Siz hic acemi bir kayakcinin dusup kolunu bacagini kirdigini, ciddi bir kaza gecirdigini gordunuzmu? (istisnalar vardir muhakkak) Kayak kazalari her zaman bu isi dogru durust bir temele oturtmadan ogrenmis, "artik tamam biliyorum, kaptim bu isi" kanisi ile tepeden asagi kaptirip inenlerin, limitlerinden haberleri olmayanlarin basina gelir. Motorda da bu tamamen aynidir. (burada kaza geciren profesyonellerden bahsetmiyoruz, sebebi yarisma ortamidir. Simdilik konumuzun disi)

Isi biraz pratige dokelim...yazdiklarimi okuyun, tabii ki yetinmeyin, sorun, sadece bana degil...bu konularda kitaplar, dergiler var, elestirici-akilci gozlerle tarayin bunlari. Diyelim hic tecrubesiz, ama motora ilgili birisiniz...bir kursa yazilin. Iyi kotu bir motorla kurs alin, sonra ehliyet alin... Bu uzun bir yol, aceleye getirmeyin, once hafif, kullanmasi kolay bir motorla trafikten olabildigince uzak tecrube kazanmaya bakin. Ilk denemelere bir CBR la baslamanin intihardan farksiz oldugunu yazdim burada defalarca, bu hataya dusmeyin. Bugunun dunya sampiyonlarinin izledigi yol budur, baskalarinin tecrubelererinden yararlanmak, onlarin yaptigi hatalari tekrarlamamak insan beyninin yetenegidir. Bunu kullanin.

Iste bu saglam adimlar sizin ihtiyaciniz olan ozguveni saglayacak. Sonra gerisi kendiliginden gelecektir. Bunun yasla basla, coluk cocuga karismis olmanizla alakasi yok...kendinizle alakasi var. Sonra hedef te onemli...45 yasinda motora binip Marmara bolge sampiyonu olmak gibi bir hedef koymayin kendinize. Yetenek onemlidir, ama islenmemis yetenek hicbir ise yaramaz. Muthis bir muzik kulaginiz olabilir ama oturup bir enstruman ogrenmediyseniz vaktiyle, sadece kendinizi eyleyebilecek kadar faydalanabilirsiniz bundan. 5 yasindan baslayarak gunde 4 saat piyano dersi almadiysaniz 35 yasinda resitale cikamazsiniz.

Motosiklet kendi limitlerinizi tanimak icin bir enstrumandir, limit ise esnek bir cizgi...koptugu yerde olumcul bir ucurumda bulursunuz kendinizi. Hamur acmak gibi...yavas yavas, yedire yedire, ama hep genisleterek...koparmadan, delmeden.

Iste bu yola girdiginizde cevreniz zaten sizi goruyor olacak, onlar da sizi destekleyecek. Aya giden astronotu, muthis bir sov yapan sirk cambazini, bir maraton kosucusunu, bir otomobil yariscisini desteklemiyormuyuz? Niye adam her an olebilir yahu ! Niye alkisliyoruz? Gareziniz mi var kardesim Niye daha hizli, niye daha yuksek, niye butun ulus ayaga kalkiyoruz halterci iki kilo daha fazal kaldirsin diye? Dusmanmiyiz bu adamlara? Bir sey olsa hosumuza mi gidecek? HAYIR!

Insanlik adina limitleri esnetiyorlar...kendileri adina...bizim adimiza...Sehirce, ulusca, insanlik olarak destek oluyoruz sirasinda, birakin akrabayi esi dostu...

Evet motosiklet tehlikelidir...bisiklet, ucak, otomobil, askerlik, paten, futbol, yuzuculuk, balikadamlik, karate, bugee jumping...n'apalim simdi yani?


Donald Duck
Reşat Arbaş
kenan sofuoğlu

Çevrimdışı kenan

  • Üye
  • *
  • İleti: 1204
  • Cinsiyet: Bay
  • kafanıza kasktan başka birşey takmayın :))
Motosiklet Teorisi #6, Swerving – Kivirmaca
« Yanıtla #5 : Aralık 26, 2006, 01:14:22 »
Bugun kisaca hayat kurtaran bir teknikten, Gringonun catal dilinde

"Swerving" nam meshur, benim Turkcemle "Kivirmaca" tekniginden bahsedecegim.

Bilyorsunuz elimden geldigince "Kontra Viraj teknigi"nden soz ettim, anlatmaya calistim...insallah icinizden motoru olanlar, ve bu teknigi bilmeyenler denemis, aslinda ne kadar kolay, ve motor kullanmayi ne kadar guvenli hale getiren bir teknik oldugunu gormuslerdir. Bu teknigi yazinin altina, bu seriyi ilk kez okuyanlar icin bir kere daha copy-paste edecegim eski yazilarimdan...

Evet swerving / kivirmaca...

Bu teknik sadece Kontra viraj teknigini bilenlerce guvenli bir sekilde kullanilabilr...o yuzden once onu ogrenmeli ve pisirmelisiniz.
Motor surerken karsiniza pek cok tehlike, mesela ondeki kamyondan dusen buzdolabi, okuldan firlayan bir ogrenci, komsunun bahcesinden kacmis bir orangutan gibi, cikabilir ve onunuzde sadece dort secenek vardir...

1- Hicbirsey yapmamak,
2- Hizlanmak,
3-Yavaslamak,
ve
4- Kivirmak

peki haydi sunu da ekleyeyim, isteksizce...

5- Polis yontemi, motoru yere yatirip olabildigince kontrollu dusmek...ki bizim icin bir secenek degil, karsidan ates eden yok, motor devlet mali degil  filan..unutun.

Cogunuz bunlari bilmiyordunuz degilmi?.. #5 harici Diger, ilk uc madde nispeten daha bildik oldugu icin ileri bir tarihe attim onlari, su "kivirma" olayina bakalim.

Buzdolabi daan diye onunuze dustu ve ahada diye orada, tam onunuzde kalakaldi...50 km/h gidiyorsunuz ve fren yaparak ancak vurus hizinizi belki biraz azaltabilirsiniz, bosver...bir tarafa kirsaniz gidonu bir agaca-duvara-karsi seritteki trafige--belirsizlige dalacaksiniz onu da bosver...peki ne yapacagiz?

Kiviracagiz arkadaslar...

Once bu is icin hazirladigim bir Prezentasyon dosyasi var. 1.5MB ama ugrasmaniza deger. Lutfen o “slide show” u bir izleyin.

Orada yaptığım örnekte 2 sn izleme mesafesinde. 45 kmh hızla giderken, (12,5 m saniyede. !)

önüme aniden bir valiz çıkıyor ve “kıvırmaca” ile durumu kurtarıyorum.

Kıvırmaca “Swerving” tekniği şöyle…

Diyelim dolabin sag tarafinda emniyetli gecis yapabilecek mesafe var...

- R E L A K S !
- Sag elcigi ileri kuvvetlice itin...
- Sol elcigi ileri kuvvetlice itin...

Buzdolabi solunuzdan zom diye gecti bile

- Fren yapin....
- Uzaklasin biraz oradan ve guvenle durup, terinizi silin.

Bu sag sol itme haraketlerini sak-sak diye, aralarinda bosluk birakmaksizin
yapacaksiniz.

Hicbir sekilde ne gazi kesecek, ne fren yapacak, ne debriyaja dokunacaksiniz (amac o zaten, hicbirini de yapacak vaktiniz yok bu ornekte)

Onumuzdeki ilk motor kullanma gununuzde gidin guzel bir bos otoparka, uygun bir yere bir Kola kutusu koyun...bu bir buzdolabi...

100 m uzaklasin ve o noktaya dogru, saatte 25-30 km ile yaklasin, (daha yavas degil!) dikkatlice ve YUMUSAKCA dedigimi yapin...her seferinde bittiginde durun.

(nizami...anlattigim gibi...vites 1 de, sol ayak yerde, sag ayak arka frende, debriyaj cekili, sag el gazda)

HIZI ARTIRMADAN ama her seferinde daha seri yapmaya calisarak, onyuzbin kere yapin bunu...

Sonra, ayni gun olmasa daha iyi olur, hizi yavas yavas, her bir sonraki gun 40a, 45 hatta 50 ye kadar cikartin.

Kendinizden iyice emin olmadan trafikte denemeye kalkmayin...aslinda denenecek bir sey degil tabii, tehlikeli birsey olmadikca...

Sonucta goreceksiniz ki bu bir reflekse donusecek, allah korusun gunun birinde gercek bir buzdolabi ile karsilastiginizda, frene, gaza dokunmaya firsatiniz kalmadiginda tehlikenin yaninizdan zum diye gectigini gorecek,
kendinizi tebrik edeceksiniz.

Teknik, goreceksiniz aslinda, basittir, ve herkesce, herhangi bir cambazlik becerisi gerektirmeksizin ogrenilebilir. Benim ve zilyon motorcunun, geyigin, yola firlayan cocugun hayatini kurtarmisligi vardir, umarim size
lazim olmaz ama lazim oldugunda sizi de kurtarir.
Donald Duck
Reşat Arbaş
kenan sofuoğlu