Bölüm G - Özel Durumlar Mükemmel olmayan bir dünyada yaşıyoruz. Bazen etmenler gelişip kolay farkedilmeyen sorunlara yol açarlar. Bilgi ve güzel bir sürüş stratejisiyle, riskler yönetilebilir.
Yağmurlu-kaygan yüzeyler: Yağmurun başladığı ilk birkaç dakika, yol yüzeyinin en kaygan olduğu zamandır çünkü yağ ve çamur suyla birleşir. Eğer yüzey koşulları, su tahliyesine olanak sağlıyorsa (suyun lastik altında birikerek lastiği kaydırmasını önlüyorsa), diğer araçların lastik izlerini takip edebilirsiniz. Yağmurun başladığı ilk zamanlarda yolun en kaygan hali oluştuğundan sürüşten kaçınmak en akıllıca hareket olacaktır. Yatışa duyulan ihtiyacı azaltmak ve güvenlik sınırları içinde kalmak için hızınızı azaltın. Metal kapaklar, köprü ek yerleri, tren yolları, boyalı/kaplamalı çizgiler, yapraklar ve tahta ıslak olduklarında teklikeli tuzaklardır.
Aşınmış yollar: Yoğun trafiğin olduğu yerlerde, şeritlerin araba ve kamyonların lastiklerinin geçtiği yerlerinde aşınmalar oluşur. Bu alanlarda yağmur birikebilir ve bu alanlara girdiğiniz zaman yeterli tahliyeyi yapamadığından lastiklerinizin yerle teması kesilebilir. Mümkün olduğunca bu bölgelerden kaçının ve suyun en az olduğu yerden gidin.
Dağınık yüzeyler ve çöküntüler: Bu bölgeler kum, çakıl, kaya, çerçöp ve benzin, yağ, soğutucu gibi sıvıları içerir. Çivi ve keskin metal nesneler gibi lastiğinize zarar verebilecek maddelerden kaçının. ADU(Arama, Değerlendirme, Uygulama)'yu kullanmayı unutmayın.
Zift ve asfalt kalıntıları : Bu alanlar, özellikle sıcak havalarda kaygan olurlar. Onları önceden farkedin ve doğru şerit konumunda olun.
Buz/kar parçaları, çamur, yosun ve bitkiler: Bu alanlar gerçekten kaygan olabilirler. Onları önceden tespit edip hızınızı azaltın. Kaygan yerlerden geçerken, debriyajı kullanmayı ve gereğinden fazla yatmaktan kaçınmayı isteyebilirsiniz.
Taçlı(tepeli) yollar: Bu tip yollar, suyun birikmesini önlemek amacıyla ortaları yükseltilmiş yollardır. Sol virajlarda daha dikkatli olun çünkü bu tür yollarda yüzey açıklığı azalır ve mümkün olan yatış açısı düz bir yoldakine göre daha az olur.
Yağmur olukları ve köprü demirleri: Bu tür alanlar kontrolü kaybetme ve gezinme hissi yaratsa da kontrol için ciddi bir tehdit değildirler. Rahat bir şekilde gidonu tutun ve ani hareketlerden kaçının.
Çıkıntı, çatlak ve raylar: Bunlar birer engeldir, o yüzden onları 90 derece açıyla geçin. Dengenizi korurken, hızınızı da kontrol altında tutun ve ağırlığınızı dengelerken, hafifçe ayağa kalkın. Yolunuza paralel gibi gözüken engelleri geçerken, onlardan yeterince uzaklaşın, sonra da onlara en azından 45 derecelik bir açıyla yaklaşın ve hızlı, keskin bir dönüş yapın.
Artçı ve Kargo
Artçı: Bir yolcuyu taşımak motosikletin sürüşünü etkileyebilir. Ağırlık motosikletin harekete geçmesini zorlaştırır ve hızlanma yeteneğini azaltır. Geçiş için daha fazla zaman ve alan gerekir. Aynı zamanda duruş mesafesini de uzatabilir. Dönüşlerde ve viraj içlerinde sabitliğiniz de azalabilir.
İşte birkaç ek ipucu:
Kullanım klavuzundaki bilgiler doğrultusunda yayları ve lastik basınçlarını ayarlayın.
Artçınızın da uygun giyseleri giydiğinden emin olun.
Artçınız motosiklete binerken iki ayağınızı yerde ve elinizi de frende tutun. Motosikletiniz çalışır durumda ve vitesiniz de boşta olsun.
Ani hızlanma ve yavaşlamalardan kaçının, özellikle tecrübesiz yolcularla iken, virajlarda motoru çok ani yatırmayın.
Artçınız şu kuralları izlemelidir:
a. Sürücünün beline ya da kalçasına tutunun.
b. Duruşlar dahil her zaman ayağınızı yolcu peglerinde tutun.
c. El ve ayaklarınızı sıcak ve hareketli parçalardan uzak tutun.
d. Dönüş ve virajlar doğrultusunda sürücünün omuz hizasından bakın.
e. Sabitliği etkileyebilecek ani hareketler yapmayın.
f. Bir engeli geçerken, hafifçe ayağa kalkın.
Kargo: Yük taşırken dikkat edilmesi gereken üç nokta vardır: ağırlık, yer ve güvenlik.
Ağırlık: Tüm motosikletlerin üretici tarafından belirlenen bir yük kapasitesi vardır. Bu, motosikletin boş ağırlığıyla, yolcu, sürücü dahil maksimum taşınabilecek ağırlığın toplamı arasındaki farktır. Tank çantaları ve yan çantalar da ağırlığa katıkada bulunur. Bunları da aşırı yüklemeyiniz.
Yer: Bir motosikletin boyu ve ağırlığına göre, iki tekerleği de olduğu düşünüldüğünde, yükün nerede taşındığı önemlidir. Ağırlığı düşük tutun, mümkün olduğunca motosikletin merkezine yakın tutun ve kesinlikle yanlara eşit olarak dağıtın. En ağır maddeleri, kafanızın tepesi ve iki aks arasındaki bölge ile oluşan "yük üçgeni"nde taşıyın. Eğer bir tank çantası kullanıyorsanız, bunun komforunuzu ve gidon hakimiyetinizi etkilemediğine emin olun. Bagaj alanları ve yan çantalar yük taşımak için en iyi yerler gibi gözükse de, motosikletin arkasına fazla ağırlık vermek, ön tekerleğe düşen ağırlığı azaltacağından bir derecede kontrolünüzü bozabilir. Yaylar etkilenmese bile, fazla ağırlık yön kabiliyetini bozabililir.
Güvenlik: Yükün güvenli olduğundan emin olun. Sadece motosikletiniz için üretilmiş aksesuarları kullanın. Gevşek yükleri bir kordonla ya da ağla sabitleyin. Hareketli parçaları veya ışıkları engellemeyin. Ve sarkıp tekerleklere yakalanacak yükler taşımayın. Yükleri susturuculardan uzak tutun.
Rüzgarlı Durumlar Güçlü, sabit veya fırtınalı rüzgarlar sizi ve motosikletinizi etkileyebilir. Bu etkiler hemen her yerde olabilir ve açık veya dağlık alanlarda sık görülür. Sabit rüzgarlar gidon üzerinde basınç ayarlamaları yapmanıza yol açar. Rüzgar şiddetini azaltıp arttırıken ona cevap vermeye hazır olun.
Tır, otobüs gibi uzun araçları geçerken hava akımı (türbülans) oluşabilir. Hava akımı hem sizinle aynı yönde giden araçları geçerken hem de zıt yönde trafik olduğunda oluşabilir. Sizi geçen araçlar da hava akımına yol açabilir. Sürekli olayları değerlendirin ve şerit konumuz ile ihtiyaç olduğunda elciklere uygulayacağınız basıncı ayarlamaya hazır olun.
Hayvanlar Köpekler bazen motosikletleri kovalarlar. Tehlike ısırılmaktan çok hayvanın tekerlekler arasına girmesinden kaynaklanır. Yaklaşan bir köpek görüldüğünde, iyi bir sürücünün yapacağı hareket, bir vites küçültmek, ardından kesişim noktasına varmadan hızı arttırmak olacaktır. Kontrolü zorlaştıracağından köpeğe tekme atmaya çalışmayın.
İnek veya geyik gibi daha büyük hayvanlar daha farklı sorunlar ortaya çıkarır. Bu hayvanların hareketleri daha zor anlaşılır ve onlara çarpmak bir araca çarpmak kadar zarar verici olabilir. Bu gibi tehlikeler söz konusu olduğunda ADU tekniğini daha keskin bir şekilde kullanın ve kendinize fazladan zaman ve alan yaratın. Eğer bu hayvanlardan biri yol kenarında gözükürse, en güvenilir hareket ona ulaşmadan önce durmaktır. Sonra hayvanın orayı terketmesini bekleyin ve yürüyüş hızında ordan ayrılın.
Lastik Patlaması Modern, iç lastiksiz (şambrelsiz) lastiklerde, lastik patlamaları enderdir ama yine de meydana gelebilir. Bunun en büyük sebebi lastik basınçlarının çok düşük olmasıdır. Lastikleri sıksık kontrol edin ve üreticinin tavsiyeleri doğrultusunda şişik tutun.
Eğer bir patlak oluşursa, elcikleri sıkıca tutun, ama oluşan titreme ya da zikzakları düzeltmekle uğraşmayın. Hızınız yavaş ve kontrol altında oluncaya kadar vites düşürmekten ve frenlemeden kaçının. Eğer trafik izin verirse, kademeli bir şekilde yavaşlayın ve yolun kenarına doğru hareket edin. Eğer fren gerekliyse, sağlam lastikteki freni kullanın. Kötü durumdaki tekerleğin frenini kullanırsanız, lastik canttan ayrılabilir ve bu kontrol kaybıyla sonuçlanabilir. Bütünleşik fren sisteminlerinin "sadece arka fren"in kullanımına ve bağlı fren sistemlerinin tek fren kullanımına izin vermediğini unutmayın. Bu iki sistemden biriyle donatılmış motosikletlerde "sadece sağlam tekerlek" ile fren yapmak mümkün olmayabilir ve böyle bir durumda fren mümkün olduğunca hafif yapılmalıdır.
Debriyaj Telinin Kopması Bazı motosikletler kabloyla yönetilen debriyaja sahiptir. Eğer bu kablo koparsa, debriyaj işlevsiz kalır. Bu uygunsuz bir durumdur, ama bir panik sebebi değildir. Eğer kablo duruyorken koparsa, motoru durdurmak için frenleri sıkıca tutmaya devam edin. Eğer bu sürüş sırasında gerçekleşirse, vites değiştirmek daha zor olacaktır, ancak motosiklet yardım alınabilecek güvenli bir yere gelinceye kadar sürülebilir. Daha fazla dikkat gereklidir. Durmanız gerektiğinde, aşamalı bir şekilde yavaşlayın, ve hız izin verdiğinde vitesi düşürün. Durmadan önce vitesi boşa alın; aksi takdirde duruş sarsıntılı olacak ve motor stop edecektir.
Titreşim/Zikzak Zikzak, motosikletin arkasının nispeten yavaşça salınması (gidip gelmesi) iken, titreşim gidonun genellikle güçlü bir şekilde sallanmasıdır. Bunlar birbiriyle ilişkili ancak ayrı denge (kararlılık, stabilite) sorunlarıdır. Genellikle fazla ağırlığın yanlış yerde olmasından kaynaklanır. Bununla beraber aşınmış veya gevşek bağlantılar ile inik ya da düzensiz aşınmış lastikler gibi mekanik problemlerden de kaynaklanabilir.
İki durum için de çözüm aynıdır. Gidonu sıkıca tutun ama onunla savaşmayın. Yumuşak ve akıcı bir şekilde gazı bırakın ve aşamalı yavaşlayın. Frenlere dokunmayın ve titreşim ya da zikzağı önlemek için hızlanmayın. Bazı durumlarda, tankın üzerine doğru eğilerek ağırlığınızı öne vermek işe yaramaktadır.
Bölüm H - Zayıflıklar
Alkol Alkol güvenliği etkileyen depressant(durgunlaştırıcı) bir ilaçtır. Riskleri arama kabiliyetinizi, kazaya yol açacak etmenleri değerlendirmenizi ve uyum içinde fiziksel hareketleri uygulamanızı engeller.
Alkol Kullanımı Motosiklet kullanmak büyük miktarda akıl uyanıklığı ve fiziksel beceri ister. Bu kimyasallar sürücünün yeteneklerini olağanüstü bir biçimde etkiler. Alkolün motosiklet kazalarına katkısı büyüktür. Bu sürücülerin üçte birinin (Amerika için) kandaki alkol seviyeleri yasal sınırın üzerindeydi. Geri kalan üçte ikilik kesim sadece bir kaç bardak içmişti, yasal sınırın altındaydılar, ama akılsal ve fiziksel becerilerini zarara sokmaya yetecek kadar içmişlerdi.
Motosikletler sürücüleri kazalarda, araba ve kamyon sürücülerinden daha çok hasar alırlar çünkü daha az korunmaktadırlar. Bazı insanlar alkol aldıktan sonra asla motosiklet sürmezler. Diğerleri kendilerini ve başkalarını yaralama riskine girmeye isteklidirler.
Alkol gibi depresan maddeler, beden fonksiyonlarını yavaşlatırlar. Alkol daha ilk içkiden itibaren etkisini gösterir ve hızlı bir şekilde kana karışır. Alkolün ilk etkisi görüş özelliklerini azaltmak ve doğru yargıya varmayı zorlaştırmaktır.
Kandaki Alkol Oranı Kandaki alkol oranı arttıkça zayıflığın derecesi de artar. Bir erkeğin bedeni, saatte "bir içki"nin etkisini giderecek kadar çalışır. Bayanların bedeni ise bu oranın dörtte üçü oranında çalışır. Eğer bir insan, bedenin etkisini giderebileceği orandan daha fazla içerse, alkol kanda birikmeye başlar. Kandaki alkol oranı %0.05'i geçtiği anda birçok insan etkilenir.
Kandaki alkol oranı üç faktörle belirlenir: 1) tüketilen alkol miktarı, 2) ne kadar zaman içinde tüketildiği, ve 3) beden ağırlığı. Bir içkinin kabul edilen tanımı içinde yaklaşık 14 gram saf etil alkol olan içeçektir.
Bir kutu bira, bir bardak şarap ya da bir şat likör (42 gram) aynı miktarda alkol içerir.
Bir insan içki içtikçe kandaki alkol birikir. Örneğin, bir adam bir saatte iki içki içtiyse, o saatin sonunda bir içkinin alkolü atılmış olacak ancak diğerinin alkolü hala kanda dolaşacaktır.
Fiziksel boyut da kandaki alkol oranı için önemlidir. Aynı orana sahip olmak için, daha küçük bir insan daha büyük bir insana göre daha az içki tüketmelidir.
Kanlarındaki alkol oranını kontrol etmeye çalışan insanların şansı pek yoktur çünkü ilk olarak karara varma yetenekleri zarar görür. Ve bu bozukluk yasal sınıra ulaşmadan çok önce olacağından yapılabilecek en doğru şey içkiyi sürüşten ayırmak olmalıdır.
Engel Olmak Bir kişi çok fazla içtiğinde, bu kişinin risk almasını önlemek diğerlerinin sorumluluğundadır. Kimse bu işe karışmak istemez ancak sonuçlar çok büyük olabilir.
İşte bazı ipuçları:
- Diğerlerini çağırın: Ne kadar çok insan engel olmaya çalışırsa, başarı şansı o kadar artar.
- Dönüşü ayarlayın: Eve dönmesi için başka bir yol bulun.
- Onu yavaşlatın: Dikkatini başka aktivitelere verin.
- Dönüşü geciktirin: Sürücünün motosiklete binmemesi için bahaneler bulun ve alkol içermeyen içkiler ve yemeklerle zamanı geçirin.
- Motosikleti parkedin: Eğer sürücü durdurulamıyorsa, alın ve anahtarları saklayın.
Diğer Zayıflıklar
Yorgunluk/Uykusuzluk Yorgun şekilde sürüş yapmak riski arttırır çünkü akıl ve duyular o kadar iyi yanıt vermez. Bitkin bir durumda sürüş yapmak felaketi çağırır. Yorgun olduğunuz bir sürüş, size trafikteki önemli anahtarları farketmeniz için daha fazla zaman ve alan harcatır. Uykusuzluğun kazalara katkısı giderek artmaktadır. Sadece tamamen uyanık ve zihinde olduğunuz bir zamanda sürüş yapmak önemlidir, çünkü ancak bu sayede trafiğe cevap verebilirsiniz.
Duygular Kişisel duyguların sürüşe etkisini belirlemek pek kolay değildir, ancak uzmanlar öfkenin, sıkıntının ve stresin güvenli bir sürüşü zorlaştırdığında hemfikirdir. Diğer sürücülere ve yollara meydan okuduğunuz saldırgan bir sürüş, yarış pistlerine ve trafiğe kapalı sürüş alanlarına saklanmalıdır ve ancak doğru eğitimleri aldıktan sonra yapılmalıdır. Birçok okul motosikletinizi daha üstün sürmenizi sağlayacak eğitimleri vermektedir.
Alıntı : Çeviri : SentinuS - Çağlar Nal
Çeviri Kaynağı :
Motor Safety Foundation (MSF), Basic Rider Course ( Temel Sürücü Dersi ), Yol Stratejileri (Street Strategies)