Zeki Abi kafana takılan bu sorulara kitaplarda yeterince yanıt bulamamış olmanın sebebi sadece düz yolun tanımını yaparken herhangi bir tereddüt yaşamıyor olmamızdan. Neredeyse düz olmayan tüm yollara viraj-lı demek mümkün . Bu da işi
standart hale getirmeyi zor kılıyor. Kitabı yazan yazarın kafasından geçen viraj ile bizim kafamızdan geçen viraj aynı olmak zorunda. Yoksa işler karışıyor...
O zaman bunu standart hale getirelim. Örneğin: Yarıçapı 30 metre olan bir daire şeklinde yol düşünelim yani sonsuz viraj.
Hadi kafaları bulandıralım kendi kendimize küçük bir test yapalım.
meraklı melahat 
1. test: Odamızın karşı duvarına bakalım başımızı oynatmadan gözümüzle mümkün olan en sol kesimi görmeye çalışalım. Şimdi başımızı oynatmadan gözümüzü yavaş yavaş soldan sağa doğru ve sağ taraftaki en uç noktayı göreseye kadar çevirelim dikkat baş sabit... Bu 1. testi yaparken şunu göreceksiniz. gözünüz ara ara soldan sağa doğru bakışını değiştirirken kısa süreli duvardaki objelere takılarak duraklamalar yaşayacaktır. Yani filmin kesik kesik gelmesi gibi.
2.test: 1 testi yaparken işaret parmağınızı ileriye uzatın soldan sağa doğru işaret parmağınızı hareket ettirirken gözünüzle işaret parmağınızı takip edin. Bu 2 testte hiç bir tereddüt duraklaması yaşamadan soldan sağa doğru gözünüzü çevirdiğinizi göreceksiniz.
Gelelim Zeki Abinin 10 puanlık sorusuna:
Acemi birisinin bu daire şeklinde sonsuz virajı alırken yaşayacağı şu olur çoğunlukla. Motor belli bir hızda ve belli bir açıda virajını alırken motorun ara ara dik pozisyona geldiğini ve tekrar motorunu yatırdığını gözlemleriz. Bunun nedeni 1. teste olan olaylardır. Viraja girerken hareketsiz bir noktaya bakıyor olması ve o noktaya yaklaştıkça baktığın yere gidersin sendromunun gerçekleşmesi. Bu esnada motun dik pozisyona geldiğini hissedip kendine yeni bir uzak nokta arar bulunca rahatlar ve tekrar virajına devem eder. Viraj eğitimine yeni başlamış birisinin göz -beyin işletim sistemini 5 saniyede 1 kare çekebilen fotoğraf makinesine benzetirsek. Motosiklet eğitimini taaaa küçük yaştan itibaren almaya başlamış örneğin Rossinin göz-beyin koordinasyonu saniyede 20 kare çeken fotoğraf makinesi gibi. Bizim için durağan bir objeden gözümüzü ayırıp diğerine geçmek zor olurken Rossi her saniye sırasıyla 20 objeye fikse olup bulunduğu konumla odaklandığı noktanın sürekli aynı açı ve/ veya uzaklıkta olmasını sağlayabilmekte.
Peki Rossi bu sonsuz dairede bulunduğu noktaya göre dairenin neresine bakıyor. bana göre bu çok bilinmeyenli bir denklemdir. Çok bilinmeyenli bir denklemde verilere göre baktığı nokta da değişir.
1. Bilinmeyen dairenin çapıdır
2. bilinmeyen motorun hızıdır
(yolun durumu,açısı, rüzgar v.s gibi durumları sabit kabul edelim)
Dairenin çapı büyüdükçe bakışımız düzleşir,
Motorun hızı yavaşladıkça bakışımız düzleşir
Genellikle baktığın yere gidersin teorisi virajdan savrulup virajı kaçırmakla özdeşleşmiş olsa da çok yavaş ve çapı büyük bir sonsuz dairede ilerken olabildiğince dairenin en son noktasını görmeye çalışmak , baktığın yere gidersin teriminin eksik, doğrusunun
''baktığın yere en kestirmeden gidersin '' olması gerektiğini kanıtlar.