Denizde yüzenleri seyrederdim küçükken. Hayalim çok iyi yüzmekti.
Hele yüzenler arada bir dalıpta dipten birşeyler çıkarmaya başladılarmı içimde birşeyler
kıpır kıpır ederdi.
"BENDE YÜZEBİLMEK İSTİYORUM. BENDE SUYA DALIP BİRŞEYLER ÇIKARTABİLMEK İSTİYORUM"
Bu hayalin bakarak veya okuyarak gerçekleşemeyeceğini öğrendiğim gün yüzmek için çabalamaya başladım.
* 3-4 ay gibi bir süre içerisinde yüzmeye başlayarak kendimi kurtarmayı öğrendim.Bilgisayarlara aşırı bir merakım vardı. 90lı yıllarda bugünkü gibi heryerde bilgisayar görmek mümkün değil. okuldaki labratuvarda amstrad (Klavye şeklindedir, üzerinde birde teyp kaset yeri vardırki program buradan yüklenir) bilgisayarlarda sağdan soldan bulduğum program parçacıklarıyla birşeyler oluşturmaya başladım. Tabii malum sistem arızaları yarattım. Bilgisayar mantığı bile olmayan bir adamanın okulda bana saatlerce fırçalamasından ve bilgisayarlara bir daha dokunmamı yasaklamasından sonra iyice hırslandım. Çok yazdım, çok bozdum. Çabalamak işe yaradı.Milyonlarca dolarlık bir yazılım-program çalışmasında şirket danışmanı olarak görev aldım.
*Bilgisayar sektörünü işim olarak kabul ettim. Bu benim hem işim hemde hobim olmuştuYüzmek çok güzel bir şeydi. Yıllar geçmişti ve ben yüzmede profesyonelleşmeye başlamıştım. Suyun üstü güzeldi. Peki ya altı?
Dalgıçlar ne güzel şeyler görüyordu kimbilir?
Evet. Dalmalıydım bende. Tam bunları düşünürken bir dalış okuluyla tanıştım. 2 gün sonra kurslarıda başlıyormuş. Tesadüf buya dalış yapılan yerde evime 200 mt uzaklıkta. Hemen üye olup eğitimleri almaya başladım.
Sıkı bir eğitimden sonra takribi 1 ay içerisinde dalmaya başlamıştım.
Ne güzel bir duygudur o!!!!! İnsanın doğası gereği kabul etmediği bir ortamda hava soluyarak dolaşmak. Ve sadece tavada gördüğün canlıları evlerinde ziyaret etmek.
*Artık bende bir Dalgıçtım ve dalmaya başlamıştım. Hemde 2 tane yıldızım vardı. (Yat limanı açığındaki gemi batığını görmüş ender dalgıçlardan birisiyim
Dalıp çıkıp dolaşmak benim 2 yılımı aldı. Tabii iyice profesyonelleşmeye başladık.
Bir bayram günü müthiş fırtına ve yağmur sonucu bir gemi Kemerde batmış. Bu olay sonucunda tüm dalgıç arkadaşlarım gibi bende üzüldüm.
Ama ne yazıkki acil durum müdahalesi için Antalyada hazır ve eğitimli ekip yoktu.
Tam bu sırada antalya itfayeside bu açığı gidermek için bizi kampa aldı. 3 itfayeci ve 1i bayan 4 dalgıç bu kampa çağrıldı.
Ocak ayıydı. Gerçektende çok çetin hava koşullarında 10 gün boyunca (Şu an Adonis Otelin yanında bulunan kayalıklarda) yaşadık ve eğitim aldık.
Hayatımda unutamayacağım bir dönüm noktası oldu benim için. İnsanın ne şartlarda ve ne koşullarda yaşayabileceğinin sınırlarını gördüm. Kayalıklarda sabahladık, kilometrelerce yüzdük, bot taşıdık ve çok yoğun bir ilkyardım eğitimi aldık. Gelecekte KEŞKE dememek için aldığım bir eğitimdi bu. Zamanlada karşılığını aldığım oldu.
*Dalgıçlık Tezi diye tabir ettiğim eğitimimi tamamlayarak itfaiye gönüllü SUALTI KURTARMA TİMİNE kabul edildim ve brövemi aldım.İş hayatı malumunuz çok çetin şartlarda geçmekte. Artık eskisi gibi en büyük zevkim dalışa vakit ayıramıyorum. bu benim içimde bir yara olarak kanamakta.
Çok sevdiğim abim Can'ın motosiklet merakı benim hep hoşuma giderdi. Motoru bir parçası gibi korur, temizler bakar ve zevkle binerdi.
Bir gün bana bir motosiklet bulduğunu ve bana alacağını söyledi.
Ogün benimde motosikletle tanışma günüm oldu. Ve ehliyetimide aldıktan sonra amatör olarak motorsiklete binmeye başladım.
*Motorsiklet benim için yeni bir hobi. Umarım bundada profesyonelleşip kazasız belasız devam ettiririm bu hobiyiBu motosiklet sevdasından sonra sizlerle tanışmaya başladık.
Her kesimden, her sektörden değişik insanlar. İşin güzel tarafı konu hepsinin ortak bir hobisi.
işim nedeniyle pek katılamasamda Can la beraber devamlı kritikleri yapıyoruz

Bu güzel ortamda iş hayatındaki yorucu günlerimizi rahatlatacak, yüzümüzde güzel tebessümler oluşturacak bir kaç saat geçirmek
çok güzel.
Umarım motorsiklet ile ilgili beraberlikleirmizi diğer aktivitelerlede canlandırır, birlikteliklerimize devam ederiz.