Gönderen Konu: GECE SÜRÜŞÜ  (Okunma sayısı 375 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SNOBDOC

  • Halim Yılmaz
  • Onursal Başkan
  • ***
  • İleti: 3381
  • Cinsiyet: Bay
    • Blog
GECE SÜRÜŞÜ
« : Mart 08, 2007, 13:41:43 »
Bir başka sitede gerçekten emek verilerek hazırlanmış bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Alican Arslan'a teşekkür ederim

GECE GÖRÜŞ
 
Gece motorumuzu sürerken gelişen duruma en çabuk tepkiyi verebilmemiz için görüşümüzü olabilecek en üst seviyeye taşımalıyız.Gece görme kapasitemiz düşer,şekilleri ayırt etmemize yardımcı olan parlaklık farkları (kontrast) azalır,renkler solar, hatların belirginliği ışığın açısına bağlı olarak azalır.Vizörümüz, aynalar, ön camımız,ışıklar ve göstergeler tertemiz olmalıdır ve kirlendikçe her fırsatta temizlenmelidir. Vizörümüzdeki ince bir yağ tabakası,ışığı kırarak parlamaya ve görüş seviyemizin azalmasına neden olur. Benzer şekilde karşıdan gelen aracın ışığı vizörümüzdeki çizikleri parlatarak görüş seviyemizi oldukça düşürür. Vizörde su damlacıkları varsa, ışığın kırılmasına neden olan bu damlacıklarından kurtulmak için başımızı sağa sola çevirmeyi deneyebiliriz.

Farlarımızın gece etkin olarak kullanılması gerekir. Aydınlatılmamış yolda ilerlerken başka sürücü yoksa uzunları yakmalıyız. Karşıdaki araç uzunlarını yakmış ise kısaca bir kere uyarmalıyız.Tahrik etmemeliyiz,biz edilsek bile  Kısa farı bazı virajlarda,sağanak yağmurda, karda, siste, yani ne zaman uzun fardan daha fazla işimize yarıyorsa o zaman kullanmalıyız. Önümüzde, açık olduğunu gördüğümüz mesafede, durabilecek kadar hız yapmalıyız.Tam aydınlatılmamış yollarda bu mesafe farımızın aydınlattığı mesafedir. Farımız sürüş esnasında birden sönebilir.Hele de virajda bu durum korkutucu olabilir. Soğukkanlı davranmalıyız. Elektrik sisteminden şüpheleniyorsak hemen tamir ettirmeliyiz ve yedekte lamba bulundurmakta fayda var.Görüş seviyemizi yüksetmek için far lambalarımızı değiştirebiliriz. Dikkat edeceğimiz nokta yeni lambanın elektrik sistemine zarar vermemesi (kabloların aşırı ısınmasına neden olabilir) ve kanuna uygun olması.

Gözbebeklerimiz parlak ışıkta küçülür ve bulunduğumuz ortama uyum sağlar. Benzer şekilde karanlıkta da büyür ve daha iyi görmemizi sağlar. Bu değişim birden olmaz. Flaşlı fotoğraf çekildiğinde ne olduğunu hatırlayın. Geçici bir körlük yaşarız. Bu durum hem aydınlıktan karanlığa geçtiğimizde, hem de karanlıktan aydınlığa geçtiğimiz de olur.Karşımızdan gelen aracın ışıkları, dar bir yolda, bazı virajlarda,dik eğimlerde aynı etkiyi yapacaktır.Bu durumda soğukkanlı olmalıyız ve görüş kaybını en aza indirmek için ‘yolun sağ kenarına’ bakmalıyız.Karşıdan gelen aracın farlarına kesinlikle bakılmaz.Aydınlatılmamış tüneller gibi ani ışık değişimlerini yaşadığımız her ortamda daha dikkatli olmalıyız.Stajım esnasında Zonguldak’ta bu tünellerle karşılaştım.Hem de en virajlısından  Biraz korkutucu oluyor açıkcası.O zamanlar maalesef yarı açık kask kullanıyordum.Bir süre sonra tünele girmeden yavaşlayıp güneş gözlüğümü ‘nine’ gözlüğüne çevirmeye başladım  (gözlerimden daha aşağı çektim) Çıkınca da hemen eski yerine..Biraz faydasını gördüm diyebilirim.Ayrıca sürüş esnasında aydınlık bir ortamdan karanlık ortama girilirse emniyetli bir şekilde yavaşlanır ve kısa far yakılır.
Gece sürüşünde daha sık mola verilmesi gerekir(daha sonra yazacağım) Molaların bitiminde aydınlık ortamdan karanlık ortama geçtiğimizden,dışarda gerdirme hareketleri yaparak hem daha iyi hissederiz hem de gözlerimizin karanlık ortama alışması için zamanımız olur.

Gece renkler mesafemizi ayarlarken bizi yanıltabilir.Yeşil renk doğru mesafe tahmini yapmamıza yardımcı olurken kırmızı renk bizi yanıltır.Bundan dolayı takip mesafesini saniyeyle ayarlamalıyız.Gündüz 2 saniye olan takip mesafemiz gece şartlarında 4 saniyeye çıkar.


Şimdilik bu kadar. Bu bilgileri çeviri ve araştırmayla edindim.Umarım hepimize yararı olur.Dostlukla…



Yararlandığım Kaynaklar
Donald Duck 
Proficient Motorcycling,by David L. Hough
IAM Documents
MSF Documents
Motosiklet Yol Sanatı,Philip Coyne,OMM
Bende Mecnun'dan çok aşıklık istidadı var.
Asıl aşık-ı sadık menim.
Mecnun'un sadece adı çıkmış

Halim Yılmaz, Tekirdağ

Çevrimdışı SNOBDOC

  • Halim Yılmaz
  • Onursal Başkan
  • ***
  • İleti: 3381
  • Cinsiyet: Bay
    • Blog
GECE SÜRÜŞÜ
« Yanıtla #1 : Mart 08, 2007, 13:43:19 »
Sevgili dostumuz Dr.Ahmet Orhan'dan alınmıştır

Geceye girmeden yani alacakaranlık dediğimiz akşam saatlerinde ortam henüz tam kararmadan şartlar ciddi şekilde değişmeye başlar.
Bence gece sürüşü konusuna bu saatlerden başlamak gerekir. Çünkü tam karanlık olan saatlerden bazı farklar vardır:
1-güneş ışığının azalmasıyla görüntüler netliğini kaybeder.
2-Bir çok sürücü sanki elektrik parası ödüyormuş gibi farlarını geç yakmayı marifet zanneder.
3-Yine birçok sürücü far yakmanın kurallarından habersiz olduğundan akşamüzerleri park lambalarıyla veya kendi ilaveleri olan standart dışı aydınlatmalarla seyir yapar. Karşıdan baktığınızda park lambaları yanan bir araç vardır ama sakın aldanmayın,seyir halindedir !!!.
4-Gözlerinde görme kusuru olmadığını sanan bir çok sürücüde miyopi olabilir ve bunlarda ışık azaldığı zaman görme keskinliği azalır.
Bende Mecnun'dan çok aşıklık istidadı var.
Asıl aşık-ı sadık menim.
Mecnun'un sadece adı çıkmış

Halim Yılmaz, Tekirdağ

Çevrimdışı SNOBDOC

  • Halim Yılmaz
  • Onursal Başkan
  • ***
  • İleti: 3381
  • Cinsiyet: Bay
    • Blog
GECE SÜRÜŞÜ
« Yanıtla #2 : Mart 08, 2007, 13:44:44 »
Alican Arslan'dan alıntıdır

Hukuken tartışılabilir belki ama hayatımızı kaybettikten sonra yada çok ağır bir kaza geçirdikten sonra bunun çok da önemli olmayacağını düşünüyorum. Yine bu konuda yazılmış makale,kitap bulabildiğim ne varsa inceledim ve türkçeye çevirdim. Araştırırken esprili ama anlamlı bir cümleyle karşılaştım: başkalarının hatalarından ders çıkarmayıp doğruları kendi hatalarınızla bulmaya çalışırsanız fazla uzun yaşayamazsınız. 

Motorumuzun arka lambası arızalı iken motorumuzun görünürlüğünü test edelim. Mesela karanlık bir yolda duralım ve motorumızdan inip arkasına geçelim. Yoldan geçen arabaların farları yardımıyla bunu rahatça anlayabiliriz. Yeterince yansıtıcı (reflektör) yoksa eklemeliyiz. Bu eklemeyi yaparken motorumuzun yandan da görünür olması gerketiğini unutmayalım. Örneğin bir tali yoldan çıkışta yada ışıksız bir kavşakta yan tarafımızda yansıtıcılara ihtiyacımız olacaktır.

Trafikte motorumuzun görünen kısmının nerdeyse yarısını bizim oluşturduğumuzu hatırlarsak koruma kıyafetlerimizin önemi ortaya çıkacaktır.Gündüz ve gece kolayca farkedilebilen renkler açık turuncu, sarı, kırmızı ve diğer açık renklerdir. Yansıtıcılı koruma kıyafetleri en görünür olanlardır. Bunlar hem sürücümüz hem de yolcumuz için geçerli.


Kaskımız bir yokuşta veya inişte ilk görünecek yerimiz. Kaskımıza zarar vermeyecek reflektörler bularak yapıştırabiliriz. Böyle bir kask görünmemizi sağlayarak kazadakinden daha fazla iş görebilir; kazayı engeller.

Küçük araçlar özellikle gece, büyük araçlara nazaran:

1.Daha zor
2.Daha uzak
3.Daha yavaş görünürler...

Dikkat etmemiz gerekenler:

 Farlarımızı farkedilmek adına daha etkin kullanmalıyız.

 Gündüz uzunları yakabiliriz.

 Göz göze gelmemiz ASLA görüldüğümüz anlamına gelmez.

 Gündüz ve gece diğer araçların kör noktalarına girmemeliyiz.

 Gece farkedilebilmemiz gündüz şartlarından çok daha zordur.

 Motorumuza eşyalarımızı yüklerken ışık ve yansıtıcıların kapanmamasına özen göstermeliyiz.

 Işık ve yansıtıcılarımız yolculuk esnasında kirlendikçe temizlenmelidir

Bende Mecnun'dan çok aşıklık istidadı var.
Asıl aşık-ı sadık menim.
Mecnun'un sadece adı çıkmış

Halim Yılmaz, Tekirdağ

Çevrimdışı SNOBDOC

  • Halim Yılmaz
  • Onursal Başkan
  • ***
  • İleti: 3381
  • Cinsiyet: Bay
    • Blog
GECE SÜRÜŞÜ
« Yanıtla #3 : Mart 08, 2007, 13:46:24 »
 Gece 'gerçekten' iyi görebiliyor musunuz? Gözlüğünüz var mı? Gözlüğe ihtiyacınız var mı?

 Vizörünüz, aynalarınız, göstergeleriniz, ön camınız temiz mi?

 Işıklarınız çalışıyor mu? Yedek lambanız var mı?

 Dinç misiniz? Yorgunluk tehlikelidir, düzenli molalar veriniz.

 Hızınızı ve mesafenizi doğru ayarlayabiliyor musunuz? Hızınız gece koşullarına uygun mu?

 Yolda birşeyin olabileceğini her zaman aklınızda tutuyor musunuz?

 Görebildiğiniz mesafede durabiliyor musunuz?

 Size doğru gelen araçların ışıklarındaki ipuçlarını (yolla ilgili) değerlendiriyor musunuz?

 Uzunlarını yakmış size doğru gelen aracı farkettiğinizde sağa doğru bakıyor musunuz? Uzunlarınızla bir kez uyarıyor musunuz? Israrcı olmayınız. 2 Gözleri kamaşmış sürücü 1 gözleri kamaşmış sürücüden iki kat daha tehlikelidir.

 Farlarınızı hemen yakmayı unutmayın. Görün ve görülmenizi sağlayın...

Kaynak: IAM
Bende Mecnun'dan çok aşıklık istidadı var.
Asıl aşık-ı sadık menim.
Mecnun'un sadece adı çıkmış

Halim Yılmaz, Tekirdağ

Çevrimdışı klass_07

  • orhan yeşil
  • Üye
  • *
  • İleti: 1523
  • Cinsiyet: Bay
GECE SÜRÜŞÜ
« Yanıtla #4 : Mart 08, 2007, 14:45:48 »
Dikkat!!

1-Park lambası yanmadan seyir halinde olan,
2-Park lambaları kırık,dökük olup yanmayan yada kedi gözü diye tabir edilen yansıtıcı,reflöktör vs.olmayan,kısaca ışık altında parlamayan bir araç (özelikle traktör ve römorku) yol üzerine park etmiş olabilir.Ve çok büyük bir tehlike yaratır.
« Son Düzenleme: Mart 08, 2007, 14:52:20 Gönderen: klass_07 »
0542 5943545
Honda CRF 250 R 

'Bildiğimizi zannetmemiz öğrenmemizin en büyük düşmanıdır'

Kroscu

  • Ziyaretçi
GECE SÜRÜŞÜ
« Yanıtla #5 : Mart 08, 2007, 16:19:18 »
Faydalanacağım güzel bilgiler, çok teşekkür ederim :D

Engin SOYERDEM

  • Ziyaretçi
GECE SÜRÜŞÜ
« Yanıtla #6 : Mart 08, 2007, 23:32:02 »
Değerli abilerim arkadaşlarım.
Bunca yıldır motosiklet kullanıyorum,altımdaki motosiklet ne olursa olsun hep gündüzleri uzun farlarla giderim,bırakın karşınızdakinin gözünü alsın,hiç problem değil,isterse gözü çıksın hiç mi hiç önemli değil,beni tanıyanlarınız benim ne kadar kibar ve saygılı olduğumu bilirler,ama bu tip konularda artık böyle incelikleri düşünmüyorum,hayatta hiçbir şey sizin canınızdan daha önemli değildir,ne zaman bu iki ayaklı otomobil kullanan yaratıklar(lütfen kimse alınmasın hepimiz araç kullanıyoruz,bu sözüm,aklıyla ve beyniyle araç kullananlara değil,otomobile bindiğinde deliren,kendinin ne olduğunu şaşıran,hiçbir eğitimi olmayan,lahana gibi yetişen varlıklaradır)belli bir düzeye gelirler ki hiç bir zaman bu olmayacak,çünkü ailesinden aldığı eğitim terbiye nasılsa,bu kişi ileride büyüyüp çocuğu olduğunda çocuğuna da aynı şeyleri gösterecek yani bir başka deyişle eğitim veremeyecektir.
Sözün kısası ne kadar sinirlensekte,şikayette etsek bu ülkemizde böyle gelmiş,maalesef böyle gidecek(böyle gidecek derken umarım yeni yetişen bir avuç kadar da olsa yeni nesil,bu tip sorunları ber taraf ederler)
Ben bunları yazıyorum,ben sanki çok mu super eğitimli bir insanım,hayır,eğitimde değil birazda aile terbiyesi ve içten gelen bir şey bu.
Hepinize kazasız belasız,trafik canavarsız,bol motorlu,sinirlenmeyeceğiniz,güzel günler dilerim.
SAYGILARIMLA.
Engin SOYERDEM

diss

  • Ziyaretçi
GECE SÜRÜŞÜ
« Yanıtla #7 : Mart 11, 2007, 22:03:04 »
Kesinlikle ve kesinlikle yapılmaması gereken en önemli şey ise koyu renkli (parlak ya da siyah) vizör kullanmaktır. Bizzat yaptım bu düşüncesizliği, ve farkettiğim şey görüş oranımın %50 aza inmesi oldu...